Süleyman Seba Sezonu”
Lig’in 3. haftasında kemikleri sızlamaya başladı rahmetlinin.
Oysa merhumun kırkı dolmadı daha..
Diriler tamam da, bari ölüleri yattıkları yerde rahat bırakın arkadaş.
Ligin adı değil kafalar değişmeli gardaş.
Adı değişsen ne yazar.
Zira karga adını değiştirse bile sesinden-renginden tanınır.
****
Ah be Onur!
Adam gibi adam “Süleyman Seba” adı verilen ligin 3. haftasında, nasıl olur da adam gibi laflar edersin!
Alışık değiliz doğrulara, zira o cümleleri ne her kafa anlar, ne de her kantar tartar..
Yalanların, dalaverelerin, dubaların kol gezdiği âlemde; senin ağzın gerçekleri söyler. Merkep bilmediği otu yer de başı şişer!
Gördün, duydun, okudun, ne dedi kaşarlı eski futbolcu, taze yorumcunun biri:
“Al paranı, işine bak”
İnsan psikolojisini pek bilmez/anlamaz, atların-eşeklerin dilinden anlasa da malum kişi.. Sen yine de dinle, söylediği ile yaptığı arasında dağlar kadar fark olan ağabeyini(!)
Gözlerini kapat; kapat ki geceyi sadece kendine yap.
3 G teknoloji çağında 3 maymunu oyna mesela, ülke futbolunu yöneten marko paşalar, yönlendiren kankalar gibi...
***
Bu ülkede bazıları seni anlamaz, empati kurmaz Onur’um.
Birçokları “evlat niye bu duruma düştün?” deyip, halini, hatırını sormaz. Adın başka, takımın başka olsaydı; seferberlik ilan edilirdi. Hatta siyasiler devreye girerdi.
Nasıl ki vefa bir semt adı değilse, Onur da isimden ibaret değildir.
Bilir misin bilmem, isimler kişilerle özdeşleşirmiş. Uzmanlar öyle söylüyor.
Trabzonspor’un kaptanı olarak onurlu laflar söyledin, takımını sahiplendin, gerçekleri haykırdın.
Başlangıçlar değil sonuçlar üzerine yorum yapmayı seven, insan psikolojisinden bihaber, Trabzonspor’a kuyruk acısı olanlar, fırsat bu fırsat deyip ellerine koz geçmişçesine sevindiler, adeta bayram ettiler.
***
Fenerbahçeli Meireles’in yaptığı gibi, işaret parmağınla mühür parmağını birleştirip inceden bir gönderme yapsaydın, o mektubu kimse ok(uy)amazdı, tükürüğü okuyamadıkları gibi.
Öyle ya birader, çocuklar da o programları izler, ayıptır!
***
Futbolcu da insandır. Etten, tırnaktan yaratılmıştır. Onun da zihinsel, engin ve kırılgan bir yapısı vardır. Ama kimin umrunda Onur, onur yoksulu kişiler için vız gelir, tırıs gider, Trabzonsporlu kalecinin söyledikleri.
Onur’un dilinden, ruh halinden canı ve takımı yananlar anlar.
Bahse konu Trabzonspor’un kaptanı değil de başka takımın futbolcusu olsaydı, “ marka değeri”nden bahseden kişilerin kanka dayanışmasını görürdük. Gerçekleri söyleyen futbolcu ayakta alkışlanırdı.
***
Neymiş, ülke futbolunun marka değeri varmış.Yemişler-içmişler marka değerinizi.
Dünyaya rezil kepaze olmuşsun, sen kalkmış marka değerinden dem vuruyorsun.
Sizi gidi yalancı marko paşalar, dubaracı kankalar. Dünyalıların ülke futbolunda yaşananlara kaba yerleriyle güldüğünü bilmiyor musunuz?
Beşiktaş’ı yerle bir eden, iflasın eşiğine getiren adam Türk futbolunu yönetecek, bonusu da kulüpler birliği başkanı olacak, bu alemde gücü ve parası olanların borusu ötecek, birileri de huzura çıkıp “marka değerinden, huzurdan” bahsedecek.
Buna kargalar bile güler. Hatta kuşlar âleminde ona “ karga değeri” derler.
***
Trabzonsporlu yöneticiler de keşke Onur’un yarısı kadar olabilse de..
Yönetici, Başakşehir maçı öncesi malum kişilerden birinin boynuna Trabzonspor kaşkolü takmakla meşgul.
O kaşkolü takarken, Malatya’dan Trabzon’a yürüyen Yunus, Trabzon’dan İstanbul’a yürüyen Tonyalı Muhammet, temiz futbol için dünyayı dolaşan Akçaabatlı İbrahim Ertürk ve 3.5 yıldır inim inim inleyen, adaleti elin gayrimüsliminden bekleyen Trabzonsporlular aklına gelmedi mi?
Sn. Üstünsalih, o kaşkolü takarken ellerin titremedi mi?