2013-14 sezonu Süper Toto Süper Lig’de ilk yarı sona erdi. Trabzonspor'un hem Avrupa'da hem de ligdeki karnesi iyi. Başka bir deyişle Mustafa Reşit Akçay başarılı. Hacıosmanoğlu'nun henüz mazbatasını almadan bir sözü ile takımın başına gelen Akçay, neler yaşandı da istifanın eşiğine geldi. Çeşitli söylemlerin ana noktasında, yönetimin, Lazio maçı öncesi, Halilhodziç ile yaptığı görüşme ve yabancı futbolculara izin toleransı yatıyor. Tabii ki yönetimlerin her konuda olduğu gibi teknik kadroda da A, B ve C planları olmalı. Anlayamadığım bu eylemin zamanı ve mekanı. İlk yarı süresince Trabzonspor'un sergilediği oyun herkesi mutlu etmese de iyi mücadelesinden yönetim, Avni Aker ve şehir memnun. İyi oyun iyi oyuncularla olası, bu bir kural. İlle de şu oyuncuyu alın,transfer dedim ama başkana ulaşamadım sitemine başkandan ''niye maaşını arttırmak isterken bana ulaşabiliyorsun'' gibi diyaloglar da yaşanmıyor. Biliyorsunuz, Trabzonspor bir dönem bunları da yaşadı. Akçay'ın böylesine olmazsa olmaz kaprisleri hiç olmadı. Peki o zaman arı kovanına çomak sokmak niye? Akçay, Trabzonspor'un başına bir lutüf olarak getirilmedi, yıllarını vererek bu yeri hak etti. Avrupa'da bu başarıları yaşayan ve yaşatan Akçay değil de bir Denizli olsa idi heykeli Atatürk Alanı’na dikilmişti çoktan. Mustafa Reşit Akçay Trabzon ve Trabzonspor için bir değerdir, bir şanstır. Özyazıcı, Sümer, Güneş ve Bulak gibi. Sahiplenelim ve değerini bilelim. Yönetimin planları olmasına olsun ama gerekçeleri de adam gibi olsun.