Belediye ve Cumhurbaşkanlığı seçimi, çözüm süreci iç gündemde, Suriye, Kıbrıs-AB gibi konularda dış gündemde 2014 yılında yol haritamızı belirleyecek..
O kadar yoğun bir gündem var ki önümüzde..
Yerel seçimler elbet siyasetin bir numaralı gündemi.
Türkiye 30 Mart 2014 yerel seçimlerine kilitlendi adeta..
2013’e veda ederken patlak veren 17 Aralık rüşvet ve yolsuzluk operasyonu ile sonrası gelişen süreç yerel seçimlerin önemini adeta dörde katladı..
AK Parti iktidarı “üzerimize oynanan oyunu millet bozacak” diyerek sandığı işaret ederken muhalefet de “vatandaş sandıkta hesap soracak” şeklinde karşı savunma ile sandıktan biz çıkacağız mesajı veriyor..
30 Mart’a kadar siyasiler konuşacak..
Ekranlarda yorumlar yapılacak..
Gazetelerde köşeler tutulacak..
Meydanlarda mitingler olacak..
Temennimiz bütün bunların barış ortamı içinde geçmesidir..
Türk insanı ise demokrasinin gereği olan seçim sandığında elbet son sözü söyleyecek..
Ne olursa olsun, hangi tarafta olursak olalım, kime oy vereceksek verelim yeter ki şunu unutmayalım..
“Biz aynı tavanın balıklarıyız.”
“Biz aynı gemide yolculuk yapıyoruz”
Şu üç günlük dünyayı yalandan yere birbirimize zehir etmenin, ortalığı savaş alanına çevirmenin, kin ve nefret tohumlarının ekilmesinin hiçbir mantığı yok..
Ne yaparsak kendimize yaparız..
Siyasetçiler size çok görev düşüyor, siz ya bu işi körüklersiniz alev bacayı sarar ya da bu ateşi söndürürsünüz.Vatandaşın sizden beklentisi aynı..
“Beni iyi temsil et diyor, benim oyuma leke sürme” diyor vatandaş..
Vatandaş gidip sandıkta oyunu atıyor, başka yapacak bir şeyi de yok zaten..
Ve bekliyor..
İş, aş ve ekmek derdinde olan vatandaş geleceğe güvenle bakmak istiyor..
Çocuklarım okusun, mutfağımda tencerem kaynasın istiyor.
Güvenli ve huzurlu yaşamak istiyor..
Emeğinin karşılığını almak istiyor..
Adalet herkese eşit olsun, sağlık ve eğitim bedava olsun bekliyor..
Siyasetçiler korkmayın vatandaş sizden çok şey istemiyor..
Sadece insan gibi yaşayıp insan gibi de ölmek istiyor..