Evet, Türkiye bir kıskaçın içinde..
Yolunu kaybetmiş gibi şaşkın ve çaresiz..
Hükümet bir şeyler yapıp bu cendereyi kırmanın uğraşında ama önceki sözleri belini büküyor. Muhalefet ise bu şaşkınlık içinde debelenen hükümetin yolunu bulmasına yardımcı olacak eylemselliği gösteremiyor. Önceleri hükümetin kendilerini aşağılayan bir dil kullanılmasından biraz da yol yordam bilmemesinden bu durağanlığı.
Hem ana muhalefet hem de değer muhalefet hızla gelişip çetrefilleşen meselelere çözümler üretecek birikimden de yoksunlar. Peşmerge geçmesin diyorlar da bu isteğin sahibinin ABD olduğunu unutuyorlar. Yahut öyle görünmek istiyorlar.
Biz 1945'ten sonra ABD'nin hangi sözüne hayır diyebildik? Koca altmış yılda bir Kıbrıs konusunda onları dinlememezlik yaptık ama o işi de yarım bıraktık. Nereye doğru evrileceği belli olmayan bir çıkmazın içinde sereserpe bırakılmış bir mesele.
Türkiye açıkçası zihni karışık bir iktidarla, yol ve ışık konusunda istikbal vadetmeyen bir muhalefete mahküm.
Yeni yollar bulacak, yeni çıkış önerileri geliştirecek her partide çok adam var ama partiler öyle liderci ki gelecek her öneriyi partiyi tahrip edici unsur olarak görüyorlar.
Tabii bu kısır bakışaçısı, fikir sahibi insanları tesirsiz kılıyor, çaresizleştiriyor.
Net sorulara, net cevaplar verilemiyor bu yüzden.
Örneğin Güneyimizdeki hadiselerin dümeni kimde, IŞİD, PYD- PKK veya diğer unsurlarla bölge nereye taşınmak isteniyor, bunların hareketlerinin ana kaynaklarını kim sağlıyor, hepsinden önemlisi bunları kim sevk ve idare ediyor?
Bu ve benzeri sorulara şöyle tatmın edici cevap verebilen var mı? Hadi cevap verildi diyelim bu cendereden en az hasarla nasıl çıkarızın yanıtını bilen var mı?
Bilen beri gelsin..
Kuru ABD karşıtlığı, kuru ulusalcı öneriler ya da başka saikler bizi kurtarır mı?
Topyekün bir hizalanma, birlikte anlama ve savunma ya da hücuma geçme için bütünleşme adına bir adım var mı?
Bence acil, bütün sıfatlardan azade Cumhurbaşkanı’yla, iktidarıyla, muhalefetiyle ve bilgisi olan STK'larıyla acil koduyla ulusal şemsiye etrafında toplanmalı, etrafımızı çeviren kaynağı ne olursa olsun bize dönük olan namluyu görüp aynı siperden buna karşılık vermenin yolunu göstermeliler.
Karşılıklı atışma  zamanı geçti. Geniş zamanlarda o ozan atışmalarına devam ederiz ama şimdi dardayız darda!..
Bırakın içine tükürdüğüm kibri.. Aynı tavanın balıkları olduğumuzu; amasız, isesiz, zirasız hatırlayın..
Birlikte olmaya çok muhtacız.. Geç kalmanın özrü yok, biline..