O'nun çağdaşlık koşusunda ‘başla’ emrini verdiği günden bugüne gelinen her durak, ondan uzaklaşmayı değil onunla tekrar tekrar buluşmayı sağlıyor.
“Efendiler ve ey millet iyi biliniz ki Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müridler, meczuplar memleketi olamaz” dediğinde kendini dindar diye tanımlayan dinciler saldırıya geçmiş, saymadıkları zındıklık ifade eden söz ve itham kalmamıştı.
Yıllarca şarap gibi bu varisi demleyip duranlar, başlarına cemaat düşünce biraz ayık hale geldiler. Evet geldiler ama henüz diğer cemaat ve tarikatlerin cürmünü yaşamadıklarından 'yanıldık' kelimesini yedekte tutarak hala Atatürk'ü tam manasıyla anlayacak evsafa ulaşmış sayılmazlar.
Atatürk bütün fikirleriyle öylesine yalın, öylesine hurafeden vareste bir kimlik ki bütün çamuroğullarına rağmen bütün aklığıyla lekesiz ve berrak.
Ne dediyse ayniyle yaşandı memlekette..
Bir zamanlar Ticani dediklerimiz şimdi IŞİD boyasında yer altı dinciliğinden kelle avcılığına tebdil edince, biraz daha anlamışlardır Atatürk'ün 'şeyler, dervişler, müridler, meczuplar' silsilesinin anlamını..
Dedik ya henüz kantara gelecek kıvama gelmemiş olsalar da bir tekamül içinde olduklarında şüphe yok.
Daha da iyi anlarlar her şeyi ama Atatürk dincileri buna müsade etse. Onlar da kutsala karşıyız diye diye O'nu kutsallaştırarak değersizleştirme yolundan geri adım atmadılar.
Halen de atmıyorlar..
Bütün sol hareketlere ve özellikle de kominizme açıkça cephe alan Atatürk'ün Türk milliyetçisi olması gerçeğini, Atatürk milliyetçiliği diye literatürde olmayan bir isme bağlamaları her şeyi açık ediyor zaten.
‘Benim naciz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır’ demesine rağmen hala anatomik argümanlarla Atatürkçülük yapıyorlar.
Türksüz Atatürkçülük diyeceğimiz bir yola evrilmiş bu kesim Atatürksevmez kesimlerden özü itibariyle pek de farklı değilller. Atatürk için bir Fatiha okuycakları yerde ‘Semadan gelen hiçbir şeye inanmam’ yalanının memesine yapışmış kalmışlar.
Hala da o memede süt arıyorlar..
O büyük lideri lime lime eden sözümona dindarlarla, Atatürk dostu görünen sözümona hempalar aynı müzik aletinin tellerini titretiyorlar.
Şimdi 24 Kasım yaklaşıyor. Başöğretmen Atatürk yine başköşeye bir vitrin süsü gibi konacak. Biz onun Dersim'ine de resmine de sonuna kadar saygılıyız. Munzur Dağları'nın asi şehri Dersim'e Tunç+eli demesi Türk'ün başedilmez gücünün timsalidir.
Ben Dersimli Kemal diyerek Atatürkçü olanlar Türksüz Atatürkçülük peşinde olanlardır. Oysa ki millet ona Ata+Türk demiştir.