ATATÜRK, ULUSLARASI ANLAYIŞ VE BARIŞ YOLUNDA ÇABA HARCAMIŞ ÜSTÜN BİR KİŞİ. OLAĞANÜSTÜ DEVRİMCİ , SOMÜRGECİLİK VE EMPERYALIZME KARŞI SAVAŞAN İLK LİDER. İNSAN HAKLARINA SAYGILI, DÜNYA BARIŞININ ÖNCÜSÜ, İNSANLAR ARASINDA RENK, DİN, IRK AYIRIMI YAPMAYAN EŞSİZ DEVLET ADAMI, TC’NİN KURUCUSU..     
        
UNESCO KARARI

Anadolu’nun bağrından çıkıp Selanik’e göç etmiş bir ailenin oğlu Yüce Önder için 159 ülkenin devlet veya başbakanları yukarıdaki bildiriyi yayınlamışlardır. Bu güzel yaklaşım, kaç devletin liderine nasip olabilmiştir? Ama ülkemizde onu yıpratmak için gece gündüz çaba gösteren vefasızlar yok değil.
Ortaasya’dan göç eden bir kavmin (Amid) Diyarbakır’a yerleşen daha sonra Karaman’a göç eden ve  1356 sonrası Rumeli’yi Türkleştirmek ve İslamlaştırmak için Selanik’e gönderilen bir ailenin çocuğudur Mustafa Kemal Atatürk. Babası Türkmen boyundan, annesi Yörüklerdendir.
Ne yazık ki onun ailesi ve ailesinin geçmişi bir kenara atılarak Atatürk’ü Selanik’ten itibaren bize tanıtmışlardır. İlk, ortaokul ve lisede öğretilen Atatürk’le ilgili  bilgi kalıplaşmış sözlerdir. Öyle ya bu aile Türk  olduğuna göre Selanik’e gökten düşmedi. Atatürk’le ilgili birçok eser okudum ama onun soyunun Diyarbakır’da yaşadığını yazan bilgiye rastlamadım. İnanır mısınız ben  Atatürk’ün geçmişini öğrencim ve BTP lideri Haydar Baş’tan öğrendim. O günden sonra düşündüm, yorum yaptım öyle ya Rumeli’ye geçmeden bu aile Anadolu’da bir yerlerde uzun yıllar yaşamış olmalıydı ki yaşamış.
Atatürk bir liderdi. Ölümünden önce de sonra da Türk toplumunun esin kaynağı olarak varlığını sürdürüyor. 10 Kasım günü şehirlerimizde , kasabalarımızda ve beldelerimizde Ata’sını anmak ona sevgisini, saygısını belirtmek için meydanları doldurdular. Çünkü içimizdeki heyecan ve hayat olmaktadır.
Atatürk, duygu yüklü bir kişilikti. Duygulara seslenmişti ve  bugüne kadar ulusunu duygusal yönden de coşturmuş , toplumuna güven vermiştir. Toplumda ahenk yaratmak, duyguları  etkilemek, etkili güç sergilemek bir liderde bulunması gereken özelliklerdir. Atatürk’ü  Çanakkale’de , Erzurum , Sivas Kongrelerinde TBMM’de ve Kurtuluş Savaşı’nda ve Cumhurbaşkanlığında yukarıda belirttiğim liderlik meziyetlerini görüyoruz.Ancak  Atatürk’ün en önde gelen meziyeti farklı yaklaşımları ve kimlikleri bir arada kaynaştırmak olmuştur.
Bence Atatürk’ü Atatürk yapan en önemli özelliği ilişkisel yaklaşımıdır. İşbirliği yeterliliğini temsil eden özelliği ön plandadır. Önderlik ettiği insanlarla  bağlantı dokusunu genişletmek, kişisel ilişkileri geliştirmek en önemli meziyetidir.
Her akşam yemekli toplantılarda değişik alanlardaki uzmanlaşmış insanlarla yaptığı toplantılarda görüşleri paylaşmak buna en iyi örnektir. Bu toplantılar, TC’nin beyni olan kadroyu olumlu yönde etkilemiş ve heyecan vermiştir. Çünkü empati demokratik liderlikte önemli yer tutar. 91 yaşını kutlayan TC  tüm olumsuzluklara ,darbelere karşın ayakta durabilmişse  Atatürk zamanında konulan kuralların ve ilkelerin  yıllarca  tavizsiz uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Bu gün artık okul kitaplarında veya siyasi alanda ilkelerin altını boşaltmak gibi çaba olsa da bu ulusun Ata’sına ve onun kurduğu Cumhuriyete sahip çıkacağından kimsenin şüphesi olmamalıdır.
Yazıma , Unesco’nun Atatürk’ü  tespiti ile başladım. Tüm dünya ulusları onun “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesini ulusumuzda ve dünyada barışın simgesi olarak kabul ettiğini gördüm. Az gelişmiş ülkelerin ve sömürülen ülkelerin bağımsızlıklarını kazanmalarında örnek insan oluşunu ,insana, insanlığa saygının temsilcisi olduğunu  ve imzası olan 159 ülkenin kabul ettiğini öğrendim ve gururlandım.
Dünya, dün de bugün de Atatürk’e saygı duyuyor ve gerçek lider olarak görüyor. Bu da bize hem mutluluk hem de gurur veriyor.
Yalan mı?