Yapılan hatalar ne kadar canımızı acıtsa da, günü geldiğinde hesap en ince detayına kadar sorulur. Camiamızda eleştirilecek o kadar hata var ki, hangisinin nasıl düzeltileceğine bizlerin çözüm arama zamanı gelmiştir.
Kulüp idari ve teknik yönden iki yıldır yaptıkları hatalarla tamamen sınıfta kalmıştır. Gözle görülen ilk eksik kulüpte kriz yönetebilecek kapasiteye sahip bir idarecinin olmayışı. Bu yokluğu iki yıldır yaşıyoruz ve bu gidişle yaşamaya da devam edeceğiz. İkinci olarak da başkan ve yönetimin aralarındaki gizli sürtüşme ve samimiyetsizlik, ki bu samimiyetsizlik her konuda açıkça görülmektedir. Özellikle Sayın Başkan’ın şike sürecindeki tutarsız davranışları nedeniyle takım, camia, taraftarlar ve yapılan mücadele, sürekli zarar görmektedir.
16.ACM’de mücadele vermiş rüştünü ispatlamış yürekli avukatlarımız varken sevgili Başkaımız şikede suç işlediği iddia edilen birinin avukatını kulübün avukatı olarak atamasına ne dendir?. Kulüp ne güzel yönetiliyor, değil mi?
Trabzonspor tarihinin belki de en kötü günlerini yasadığımız, ötekileştirildiğimiz bir dönemde Başkan ve ekibinin bu denli pervasız ve umursamaz tavırlarına bir anlam vermek mümkün değil. Daha dün hakkınızı çalmak için kurulan bir çetenin elemanı olarak yargılanan bir şahısla aynı masada kadeh tokuşturuyorsanız, şu anda oturduğunuz koltukları hak etmiyorsunuz.
Eğer böyleyse, koltukları hak eden sevdalılara bir an önce terk etme zamanınız geldi demektir. Şunu unutmayalım ki kişiler gelir geçer ancak Trabzonspor sonsuza kadar yaşar ve yaşatılır. Bize düşen evlatlarımızdan bize emanet olan bu camiaya her yerde ve her alanda sahip çıkmaktır.
Buna hemen, bu hafta sonu başlayalım Trabzonsporlular! Önümüzde, verdiğimiz mücadelede ayrı bir önem taşıyan bir müsabaka var. Eğer hak ve adalet arıyorsak bunun savaşını sadece meydanlarda değil Avni Aker’de sahada ve tribünde takıma destek olarak, ortamı germeyerek, Trabzon'a yakışır bir şekilde bu maçı alarak vermeliyiz. Çünkü bu emeğimizi çalanlar yıllardır Trabzon’da yarattıkları gerilimle beslenip, sonunda istediklerini alıp gittiler. Bu sefer bunlara müsaade etmeyerek, 90 dakika takımı destekleyerek Avni Aker’i onlara dar edip biz istediğimizi alalım. Altını çiziyorum, sahada kazanmadığın sürece meydanda destek bulmak mümkün olmaz.
Unutmayalım unutturmayalım, 2010-2011 sezonu şampiyonu Trabzonspor’dur