Trabzon etkili siyasi figürler çıkarmış bir ilimizdir.
Hangi parti iktidarda olursa olsun her dönem bakanı olmuş, Ankara'da iz bırakacak yankıdan mahrum kalmamış bir şehirdir.
Şimdi bir istisna yaşanıyor..
Bayraktar'ın bakanlıktan alınması sonrası Trabzon siyasi arenada esamisi okunmayan bir konuma sürüklendi malesef.
***
Başkan Dr Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu doğal olarak 'Bir noksanlık hissetmiyoruz' sözünü siyaseten dese de o da biliyor ki sırtını dayadığı önemli bir arka artık aktif değil.
Ki Bayraktar bir bakandan çok fazlasıydı bu kent için..
Doğduğu vilayete hizmet getirme anlamında bütün riskleri almaktan çekinmeyen, başka memleketlerin vıdı vıdı etmesine eyvallahı olmayan bir anlayışı serd etmesi onun orijinalliğiydi.
***
Türkiye'de nüfusu ve nüfuzuyla hiçbir ile nasip olmayacak etkisiyle hep önemsenen bir kent olan Trabzon, "Dosya bomboş" denmesine rağmen bakan Bayraktar'ı kurban vermiş, açıkça söylemek gerekirse şehir bir fetret dönemiyle öksüz bırakılmıştır.
Kentsel dönüşümden destekleme projelerine kadar, ulaşımdan sağlığa, eğitimden tarıma kadar her alanda fihristini kaybetmiş, geleceğe dönük tassavvurlarını oluruna terk etmiştir.
Böyle bir şehrin yüz hatlarında mutluluk olabilir mi?
***
Sorunlarını, sorularını her türlü meseleni anında aktardığın kanal kopmuş, diğer yan argümanlar zaten hiçbir zaman pek işlevsel olamamıştı.
Mevcut milletvekillerinden iktidarda olanlarının çok müşahhas Trabzon algıları topluma yansımazken..
Muhalefetteki Koray Aydın ve Volkan Canalioğlu sürekli görüş beyan etseler de onları da dikkate alan bir irade de ufukta belirmemiştir.
***
Oysa Bayraktar, muhalefet iktidar demeden Trabzon adına gelen isteklerin olabilirliği varsa hemen onay vermeyi ilke edinmiş, siyaset erbabından çok feraset erbabı çizgisinde olmayı yeğlemişti.
İyi niyetlerinden şüphe etmediğimiz vekillerimizin kapasiteleri ölçüsünde davrandıklarını ama bunun Trabzon'a yetmediğini söylemek realist olmaktır.
Örneğin ikinci üniversite meselesinde mevcut iktidar vekillerinin hala bir cümlelik sözünün olmaması ne demek istediğimizi özetleme açısından bir veri oluşturduğu kanaatindeyim.
Ankara'da fellik fellik dolaşıp bu meselenin şanını şerefini uhdesinde taşıyacak bir adımı atmamaları...
Dediğim gibi niyet kötülüğünden değil, önerinin bu şehir için ne anlama geldiği üzerinde kafa yormamalarından olsa gerek.
***
Şehri düşünüyorum, her şeyi ile ilgileniyorum, bana gelen kimseyi geri çevirmiyorum sözü rutin bir savunma sözüdür..
Bir de Trabzonspor’un bir iki maçında boy göstererek, bak şehrin en önemli varlığının yanındayım hesabı artık geçer akçe değil..
Trabzon’u Trabzonlunun beklentileri ölçüsünde sahiplenip sahiplenemediğindir önemli olan..
İkinci devlet üniversitesi nasıl yek vücut savunulmaz.
Yoksa sadece annesi bu şehir orjinli olan ben, ikinci üniversite denince heyecandan nefesim kesiliyor da koca vekillerin bir cümlelik açıklamaları niye geciksin..