İnsanın inançlı olması kadar güzel bir şey yoktur. İnanç insanı vicdan sahibi yapar çünkü. Vicdan sahibi, karşısındaki insanı düşünür. Yani aynaya bakmasını bilir.
Kutsal topraklara hac veya umre için gidip imanın kuvvetlenmesini sağlamak, maddi gücü olan herkes için çok hikmetli bir ziyarettir.
Evet anlattıklarımız, hayatını nizamlı yaşayan, düzgün olma yolunda say u gayreti olanlar içindir.
İnternette Emre Belezoğlu'nun umre fotoğraflarını gördüm. Sevinç duymam gerekirken mazisini düşünerek içime hüzün çöktü.
 
Zokora'dan helallik almadan, Trabzon taraftarından basın önünde af dilemeden, küfrettiği sayısız hakem ve futbolcudan özür dilemeden o kutsal topraklara gitmek bilmem ki sevap yazdırır mı?
Hele şu anda Rizespor'da oynayan o zaman Ankaragücü oyuncusu olan Kağan Söylemezgiller'e çektiği o mesajlarla şikeye çanak tuttuğunu televizyon programlarından dünkü gibi hatırlıyorum. Çocuğu kandırıp "Seni Fener'e aldırcam" deyip çocuğa transfer umudu vererek son maçlarında başlarına bir iş gelmesini önlemeye çalışması ve buna dönük yorumlar aklıma mıhlanmış duruyor.
Beyazla siyah, Acem'le Arap arasında bir fark olmadığını söyleyen Peygamber efendimizin huzurunda hangi yüzle duracağını gerçekten çok ama çok merak ediyorum.
Futbol dünyasında bir elezer olan Aziz Yıldırım'ın manevi oğlu kılığında bir kimlikle o kutsal mekanlarda hangi duaları yaptığını da bir öğrenebilsek iyi olurdu ama bilmem ki açıklar mı?
Hani o dualardan bizim gibi emekçiler de yakarır da belki başımız göğe erer. Tabii bu dualardan sade biz değil inşaat işçileri,

Kahe, Dixson gibi gayrimüslim unsurlar, çimler, nebatat ve zerzevat da nasiplensin isteriz.
Ne pahasına olursa olsun maçı kazanma anlayışından uzaklaşarak, rakibine biraz daha insanca, hakemlere biraz daha munis yaklaşması bu güzel ibadet yolculuğu Emre açısından acaba bir kazanca dönüşmesi mümkün olur mu?
Bütün eleştirilerime sünger çekmeye ben hazırım eğer olursa. Hani Maçka'da bir okul yapma düşüncesi vardı, belki ona bile destek veririm, vasıflarında müşahhas bir tekamül görülürse.
Tabi giderken almadığı helallikleri bari dönüşte alsın da niyetinin ayarında bir dumur oluşmasın.
Her şeye rağmen bizim için futbol bir oyundur. Ama hayat bir oyun değil bir ciddi sorumluluktur.
Vallahi içinde bulunduğu kurum ve futbol iklimi kemalleşmeye pek katkı yapacak gibi durmasa da biz umudumuzu muhafaza edelim.
Affetmeyi seven..
Rabbime sığınarak..