Günümüzde beyin sağlığını korumak için iyi uyumak, sağlıklı beslenmek, fiziksel aktivite yapmak, aktif yaşamda olmak ve ruhsal stresi azaltmak önemlidir. Ancak son yıllarda bilimsel araştırmalar, daha farklı bir alanı da gündeme taşımaya başladı: Hayvan sahipliği.

Evde bir kedi ya da köpek ile yaşamak çoğu kişi için yalnızca bir hobi, arkadaşlık veya sevgi ilişkisi gibi görünse de aslında bunun beyin sağlığı üzerinde düşündüğümüzden daha geniş etkileri olabilir. Sadece evcil hayvanlar mı? Bölgemizde inek, keçi, koyun besleyenlerin onlara sadece et ve süt veren canlılar olarak bakmadıkları, onları nasıl sevdikleri malumdur.

Öncelikle hayvan sahipli ruhsal stres üzerin olumlu etkide bulunur. Beynimiz uzun süreli stres altında kaldığında kortizol adı verilen stres hormonu yükselir. Sürekli yüksek kortizol düzeyleri dikkat, hafıza ve duygusal denge üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Özellikle ileri yaşlarda kronik stres bilişsel işlevlerde gerilemeyi artırır.

İlk bakışta bir kedi ya da köpek ile yaşamanın yalnızca duygusal bir tercih olduğu düşünülebilir. Oysa bilimsel çalışmalar, bunun stres, fiziksel aktivite, sosyal etkileşim ve hatta bilişsel işlevler üzerinde etkilerini göstermeye başladı.

2023 yılında yayımlanan ve uzun yıllardır yürütülen Baltimore Longitudinal Study of Aging verilerini kullanan bir çalışmada, 50 yaş üzerindeki 637 kişi yıllar boyunca takip edildi. Araştırmacılar evcil hayvan sahiplerinde hafıza, dikkat, işlem hızı ve yürütücü işlevlerdeki yaşa bağlı gerilemenin daha yavaş seyrettiğini bildirdi. Özellikle sözel hafıza testleri ve dikkat ölçümlerinde daha olumlu sonuçlar elde edildi. Köpek ve kedi sahiplerinde bu etkinin daha belirgin olduğu görüldü.

Başka bir toplum temelli çalışmada ise daha çarpıcı bir sonuç elde edildi. Amerika’da yaşlı bireyleri izleyen Health and Retirement Study verileri incelendiğinde, beş yıldan uzun süre evcil hayvan sahibi olan 65 yaş üstü bireylerde bilişsel skorların daha yüksek olduğu ve özellikle kısa ve uzun süreli sözel hafızanın daha iyi korunduğu bildirildi. Araştırmacılar bu etkinin özellikle ileri yaş grubunda ortaya çıktığını vurguladı.

Peki bunun nedeni ne olabilir?

Birinci mekanizma muhtemelen stres azalmasıdır. Kronik stres sırasında yükselen kortizol hormonu uzun dönemde hafıza merkezleri üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Özellikle beynin öğrenme ve bellekten sorumlu bölgesi olan hipokampusun kronik stresten etkilendiği bilinmektedir. Evcil hayvanlarla kurulan bağın ise stres düzeyini azaltabildiği, sakinleşme hissi oluşturabildiği ve sosyal bağlanma ile ilişkili oksitosin düzeylerini etkileyebildiği düşünülmektedir.

İkinci mekanizma hareketlilik artışıdır. Özellikle köpek sahipleri daha düzenli yürüyüş yapmaktadır. Beyin sağlığını korumada fiziksel aktivitenin yeri artık tartışmasızdır. Düzenli yürüyüş; damar sağlığını, beyin kan akımını ve bilişsel rezervi destekleyebilir.

Üçüncü ve belki de en önemli etki karşılıksız sevme ve sevilme hissidir.

.

Beyin yalnızca ilaçlarla değil, yaşam biçimiyle de korunur. Hareket etmek, bağ kurmak, sorumluluk almak ve sosyal etkileşim içinde olmak nörolojik sağlığın önemli parçalarıdır.

Belki de evimizdeki sessiz dostlarımız yalnızca arkadaşlık etmiyor; bizi yürütüyor, konuşturuyor, güldürüyor ve fark ettirmeden beynimizi de çalıştırıyor.

Daha sağlıklı bir beyin için hayvanınız olsun.