Türkiye gerçekten çok zor bir süreçten geçiyor. Özellikle çözüm deniler süreç içerisinde tahrik edilir şekilde Güneydoğumuzda yaşanan bazı gelişmeler insanın içini acıtıyor. Dün bütün haber  ajanslarına  düşen  yazılar ve görüntüler bunu anlatır cinstendi..

ŞIRNAK’ın Beytüşşebap İlçesi yakınlarındaki Kato Dağı’na çıkan binlerce kişi, PKK’nın 15 Ağustos 1984 tarihinde yaptığı ilk silahlı eylemin yani Mehmetçiklerimizin şehit edilmesinin  yıldönümünü kutlamış. Geceyi dağda geçiren göstericiler tepelere yaktıkları ateşle ‘Apo’ yazarak sabaha kadar kutlama yapmış!.. Bir de  sözde Kürt ulusal marşı olarak kabul edilen   ‘Ey Rakib’ marşı okunmuş!..

Küstahlık, ihanet  boyotunun son halkası olsa gerek!

İşte bu noktalarda  Karadeniz çocuğu olarak Güneydoğu'daki  insanlarımıza yönelik  söylenecek çok sözler var!

  ***

Eyy kardeşim!

Bak;

Biz Karadeniz çocuğuyuz!

Siz bize  Laz  dersiniz ya!

Öyleyse  dinleyin;

Lazca konuşma merakımız hiç olmadı.

Ana dilde Lazca isteğimiz olmadığı gibi.

Karadeniz diye adlandırılan topraklarda hep gurbeti yaşadık.

Bazen inşaatçı olduk, bazen hamal.

Bazen yurt dışına göç eden emekçi.

Bazen milletvekili, bazen mühendis.

Patika yollarla doludur yaşadığımız yer.

Senin gibi açlığı iyi biliriz. Beraber yüklendik ülkenin en ağır yükünü.

Emekçileri  oynadık nesiller boyu.

Sen susuzluktan yakınırken biz sellere kapıldık,  sellerin sürüklediği molozlar arasında kaybettiklerimizin  cesetlerini aradık.

Bazıları bizi çok özdeş kabul eder.

Lazlar Kürt’ün deniz görmüşüdür der bilirsin.

Benziyor muyuz gerçekten?

Hem çok, hem de hiç.

Benziyoruz;

Siz  karnı burnunda anne adaylarını  kızak ile hastanelere taşırken, biz sırtımızda taşıyoruz.
Benzemez miyiz?

Siz  beton dökerken biz duvarcılık yapıyorduk.      

Siz  duvar örerken biz demir döşüyorduk.


Sizin çocuklarınız ile bizim  çocuklarımızın kaderi de bir..  Aynı hastalıklardan kırılırlar, aynı hastalıklardan sakat kalırlar, aynı  eğitimsizlikten mağdur olurlar.

Benzemez miyiz hiç?

Siz ulaşım konusunda devletin nasıl geç kaldığını iddia ediyorsunuz..

Bizim de  farkımız yok, bilesiniz!         

Yollarımız daha yeni yeni yapılıyor!    

Yeni yeni kendimize geliyoruz.   

Siz  'Bizim bölgemiz mağdur' derken biz farksız  mıyız?   

Hala su akmayan köylerimiz var!     

Benzemez miyiz?.    

Kürtler, Lazların deniz görmüşüdür.

Ne kadar doğru değil mi?

Hiç benzemiyoruz aslında hem de hiç!

***

Çünkü ;         

Ana dil hiç sorun olmadı bizim için, bahane de olmadı.    

Sizin bölgenden yetişen bürokratları, milletvekillerini, devlet adamlarını hiç zorlanmadan hep 'Türkçe okuyarak ' makam ve mevki sahibi olmadılar mı?   

O zaman Türkçe iyi güzeldi de şimdi mi olmadı!     


Bu ülkenin bütün nimetlerinden yararlanmadılar mı?     

Tıpkı benimkiler gibi!     

Eee peki sorun ne?

Oyuna gelme kardeş!

Kültürel haklar gerekçesi ile hiç cana kıymadık, yakıp yıkmadık, tezgaha gelmedik hiç biz!

Biz dağa   koyunlarımız için çıkarken siz askere, polise pusu kurmak için  çıkanlara kol kanat gerdiniz!

Biz hiç işyeri, okul, sağlık ocağı, şantiyeleri törenle açarken  siz yakanları  seyrettiniz sadece! 

Hiç kepenk kapatmadık insanların yüzüne, kapatmaya zorlamadık.

Yollara düşüp  canileri savunmadık.

Çanakkale’de  senin gibi ben de öldüüm.

Yetmedi Pontus çeteleri ile mücadelede bulundum.

Yetmedi Kore’de oldum, Kıbrıs’ta oldum.

Bunu ayrılıkçılık anlayışına kılıf uydurmak için malzeme konusu yapmadım.

Zafere ulaşmak için her yol mübah demedim, diyemedim.

Çocuklarımızı sokaklara taş atsınlar, barikat kursunlar diye salmadık.    

Devlete vergi kaçırıp  bölücülere  haraç vermedik.

Kimsenin ekmeğine yağ sürmedik..

Bayrakları çiğnesinler, Milli Marşı söylemesinler diye öğütlemedik.

Hiçbir zaman Lazlığımızı, Karadenizliliğimizi Türk milletinin birer  ferdi olmanın   önünde asla  görmedik.

Ülke ülke dolaşıp vah vahlarımızı anlatmadık!      

Hakkımızı hukukumuzu hep yasalara saygı duyarak aradık!

Devlete hep baba dedik..

Ve öyle gördük..      

Devletimizin uzattığı şevkatlini elini, iyi niyetini asla su istimal etmedik!

Çünkü biz  yediğimiz ekmeğe ihanet etmeyiz ki  arkadaş!..

***

Kardeşim..

Bu vatan  hepimizin.

Bu vatanın bütün nimetlerinden yararlanırken, bu vatana sadakat duygusu ile bağlı  kalmanın  asli görevimiz , şerefimiz olduğunu artık unutmayalım.

Bu vatanı çimento gibi bir arada  tutan milletimizin  adının  Türk milleti; Devletimizin  adının Türkiye Cumhuriyeti olduğunu  iyi bilelim! 

Hepimiz Türk’üz,  Laz'ız, Kürt’üz, Çerkez’iz, Arnavut’uz, Boşnak’ız, Avşar’ız,  Türk milletinin birer ferdiyiz.. Ben Karadeniz çocuğuyum. Sen de  Güneydoğu çocuğu olduğunu unutma!

Bak devlet sana şevkatli elini uzatıyor.

Bu fırsatı iyi değerlendir.

Bırak sana  bölünme masallarını anlatan beddahları  dinlemeyi

Devletin  şevkatli elini,  iyi niyetini su istimal edenlerin oyununa  gelme!.

Unutma üzerinde hiç bir hesabımız olmadan  bu vatan  hepimizin!

Kardeş isek değerini bil!

Sevgilerimle!..