Trabzonspor Kulübü yönetimi geçtiğimiz hafta sonu mali kongresini yaptı ama, hesaplar konuşulmadan yumruklar konuşmaya başladı. Trabzonspor, büyük kulüp, büyük camia yakıştırmalarına hiç yakışmadı.
Karadeniz insanı sinirlidir, çabuk öfkelenir, heyecanı ve adrenali yüksektir. Hepsi doğru ama...
Bunların hiçbirisi, koşullar ne olursa olsun aklın önüne geçmemeli. Başkan konuşmasında, Faruk Özak için ''Birinci düşmanımdır bu böyle biline'' diyor.
İyi de başkanım Selçuk Aydın da senin için aynı şeyleri söylüyor. Sonuç olarak sayın başkan kişisel sorunların çözüm yeri kurullar değil. Kaldı ki suçladığın kişilere bir bak lütfen !...
Bir tarafta savcılığa hakkında suç duyurusunda bulunduğun Sadri Şener beyefendi, diğer tarafta bu takımın her şeyi Faruk Özak beyefendi var. Faruk Özak bu takımın son şampiyonluğunda genel kaptan. Bir sezon takımla yatıp takımla kalktı.
Rahmetli babamın o günlerde yazdığı yazısını da sizlerle paylaşmak istiyorum. Eğer ortak paydamız, sevdamız Trabzonspor ise, şimdi susma ve birlik olma zamanı...
TRABZON’DA BAYRAM VAR
Trabzonspor bu sezon 6. şampiyonluğunu kazandı. Sadece Trabzon’da değil tüm yurtta Bordo-Mavili renklere gönül verenler, bu başarıyı kutluyorlar. Trabzon bu başarıyı daha büyük coşku içinde ve heyecanla kutlamaya hazırlanıyor.
Kısa bir geçmişe sahip olan Trabzonspor’un bu yılki şampiyonluğunun bir ayrı özelliği var. Sakatı oldu, cezalısı oldu, birçok maçlara eksik kadro ile çıktı. Bu yüzden en güvendiği futbolcusundan yoksun oldu uzun süre. Ama emin adımlarla yürüdüğü şampiyonluk yolunda, sonunda muradına erdi. Türkiye Ligi şampiyonluğundan sonra, şimdi başka kupaların ardında..
Ligin ilk yarısının sonlarına doğru, bir ara kara bulutların sardığı bir kulüp oldu, Trabzonspor.. Teknik Direktör Ahmet Suat Özyazıcı’ya kazan kaldıranlar oldu. Hatta Özyazıcı gidiyor Özkan Sümer geliyor şeklinde haberler yayınlandı. Bir başka kulüpte böyle olaylar başarıyı hemen başarısızlığa dönüştürür. Ama Trabzonspor’da olmadı bu.. Niçin? İşte yazımızda bu gerçeği, “Bir şampiyonluğun perde arkasını’’ açıklamaya çalışıyoruz.
Trabzonspor’un şampiyonluğunda elbette teknik direktörün, yöneticilerin ve de özellikle futbolcuların payları var. Ancak birinin daha payı olacak bu başarıda.. Faruk Özak’tan söz etmek istiyorum..
Liglerin ikinci yarı hazırlıkları başlıyor. Daha önce yapılan kulüp kongresinde Faruk Özak, yeniden görev almıştı. Ama bu kez aldığı görev, değişikti. Genel kaptanlık görevi verilmişti Özak’a..
Yıllar yılı Trabzon’da top koşturan, top koştururken de Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden yüksek mühendis-mimar olarak mezun olan, Faruk Özak, kendini ikinci yarıda tek başına takıma adayan yönetici olmuştu. Özak işini, eşini ve de çocuklarını bırakarak Trabzonspor kafilesi başkanı olarak Trabzonspor’la birlikteydi.
Hangi deplasman olursa olsun, ister lig ister kupa isterse özel maç olsun, takımla birlikte bir Faruk Özak vardı. Bu, Trabzonspor yönetiminde ilk kez oluyordu. Bu şunu kazandırmıştı takıma. Futbolcular salt teknik direktör ile karşı karşıya kalmıyordu. Yönetim Kuruluda, Faruk Özkan’ın şahsında futbolcularla birlikteydi. Kimse teknik direktör ile takışamıyor, sürtüşemiyordu. Ya da yapılanlar Faruk Özkan’ın gözleri önünde oluyordu. Bu işte en kazançlı çıkan yılların teknik direktörü Ahmet Suat Özyacı idi. Futbolcular bu durum karşısında sadece formaları için savaşım vermeden başka yol olmadığını anladılar ve kendilerinden beklenenden fazlasını verdiler.
Trabzonspor, eski Trabzonspor değildi, gücünden çok şey kaybetmişti. Bu sözler spor eleştirmenlerinin Bordo-Mavili futbolcular hakkındaki değerlendirmeleri idi. Ama, sonuç oyunları için olumsuz olsa bile, sonuç bir başarı idi ve Trabzonspor bir kez daha Türkiye liglerinde şampiyon olmuştu. Faruk Özak’ın varlığı ile..