Halilhodzic  ile  başlayayım bu maça.. Birileri bu Boşnak hocaya Trabzonspor’u iyi anlatsın. Öyle korkak, ürkek,  rakibinin üstünlüğüne boyun eğen geri çekilme anlayışı Trabzonspor’a hiç yakışmıyor. Trabzonspor’u Cezayir Milli Takım anlayışı ile karıştırmasın. Trabzonspor’un başarı özellikleri ve kişiliği bellidir. Bunları öğrensin ve Trabzonspor’un özüne dönsün.
Maça baktığımızda..

Maç öncesi takımlara bakıyorum. İki iyi takım. Böyle olunca iyi bir maç olacak izlemini doğuyor bende. Ama ilk yarı tam bir mahalle maçı gibi.  Maç başlıyor. Trabzonspor’da hala ideal kadro yok. Sakat oyuncu bolluğu var . Her hafta değişen bir tertip. Hoca, “Uyum sağlamamız lazım” diyor ama  bu uyum nasıl sağlanacak, ideal kadro oluşacak mı belli değil. Kasımpaşa yediği gole kadar sanki yenilmeleri üzerine bir taktik anlayışı içindeydiler.

Kalecilerinin aptallığı ile taktikleri gerçekleşmiş oldu. Yusuf da attığı goldeki vuruşundan başka  da sahada gözükmedi. Golden sonra tek bir atağı olmayan bir Trabzonspor var sahada. Böyle olunca Kasımpaşa daha etkili oldu. Net pozisyonlar yakaladı. Trabzonspor’un şansı Onur’un başarısı, kendilerinin beceriksizliği sonucu ilk yarı  Bordo-Mavili takımın istediği gibi bitti
İkinci yarı mı? Aman Allah’ım bu hangi Trabzonspor..Nasıl oynuyor, ne yapıyor belli değil. Kasımpaşa karşısında emekleyen ve bizleri kahreden bir Trabzonspor var sahada. Daha doğrusu sahada Trabzonspor takımı yok. Sadece Bordo-Mavi renkleri var. Halilhodzic bu takımı iyi olması için mi çalıştırıyor? Yoksa kötü olması için mi çalıştırıyor? Büyük ihtimalle kötü olması için.
İkinci yarıda da  rakip oyuncu Sancak’ın büyük aptallığından yaptığımız ilk atak, ondan sonra bir atak daha başka yok. Sonunda kötü  oyunumuz semeresini verdi. Kasımpaşa golü buldu. Gayet doğal bir beklentiydi. Sonrasında yine gole yaklaştılar, bulamadılar ve  beceremediler.  Trabzonspor sahadan hüsranla ayrılmış oldu.

Trabzonspor bu oyun ile nereye gidiyor, büyük endişemiz var. Allah yardımcımız olsun..