Eveleyip gevelemeye gerek yok; pas yapabilen, futbol oynamak isteyen her takım Trabzonspor’u yenebilecek güçte.

Dün de maç öncesi esame listelerini tartıya koyduğumuzda haliyle Bursa ağır geldi.

Trabzonsporlu futbolcular, bireysel yetersizliklerinin paralelinde, formanın ağırlığıyla küme düşme korkusunun arasında sıkışıp kalıyor.

Bursa’nın hedefleri ise onlara heyecan veriyor, daha motiveler... Batalla gibi de fark yaratan bir oyuncuya sahipler. Bu tablo çerçevesinde şapkadan tavşan bekleyenleri, kurdukları hayal dünyasıyla başbaşa bırakıyoruz.

Bursaspor’un bireysel yetenekli futbolcu sayısı fazla ama savunması oldukça ağır. Savunma arkasına atılan her top neredeyse pozisyon! Nitekim Trabzonspor 2 golü de öyle buldu. Soner fizik olarak oyundan düşünce, 2 pozisyonun dışında savunma arkasına top atamadılar!

***

Onların savunması kötü de...

Trabzonspor’un her mevkisi dökülüyor, kale dahil. Onur, formsuzluğunun zirvesinde. Konsantrasyonu sıfır. Onu da kaybetmek üzereyiz.  Beksiz oynuyor takım, kolay değil. Buna bir de Mustafa ile Bamba’nın uyumsuzluğu eklenince...

***

Trabzonspor’un yediği ilk gol, değme stand up’çılara taş çıkartır.

CD’ye kaydet, yarım saat gül.

Antrenmanda ya da maç öncesi ısınırken yapılan 5’e 2’de dahi bu kadar rahat pas yaptırmazsın oyuncuya... Yaptırırsan, 1 dakika top yüzü görmezsin; ilk gördüğünde fileden alır, ikincisinde de santra yaparsın.

İkinci gole ne demeli?

170 cm’lik Batalla istediği şekilde kafa vuruşu yapabiliyor.

Trabzonspor ne organize hücum edebiliyor ne de takım halinde savunma yapabiliyor. Atılacak her gol ya bireysel yeteneğe ya da dünkü gibi rakibin yapacağı amatörce hatalara bakıyor.

Bu, nereye kadar böyle sürer?

Umarım sezon sonuna kadar kazasız belasız sürer!

***

Evet, bir yenilgiyi daha tarih yazdı; ancak tarih çok daha büyük bir rezaleti yazmadan, Tolunay Hoca sazı eline almalı. Saha içine müdahale edemiyorsa, dışına etmeli.

3 futbolcuyu kadro dışı bırakmıştı ya...

En az 3 daha bırakmalı.

Müdahale edemiyor, gücü yetmiyor, akan kanı durduramıyorsa...

Kendisi bırakmalı.

- - - - - - -