Fenerbahçe maçını yol tarafı kale arkasında izledim. Tafaftarın duygularına paydaşlık ettim. Sahada nasıl bir Trabzonspor vardı, yanımda benimle maçı izleyenlerin takımı yorumlayışları nasıldı, bütün bunları sizinle paylaşacağım.
Bir kere yüzümüze kara çalacak bir takım gitmiş ne yaptığını az çok bilen samimi bir takım Avni Aker'de karşımızdaydı. Birlikte ter döküyorlar, birlikte savunuyorlar, birlikte hücuma kalkmaya gayret ediyorlardı. Kaçak güreşen bir Allah'ın kulu yoktu.
Ön tarafta Yatabare ve Waris yıllardır birlikteymişler gibi uyumlu kaymalarla sahada amaç birliği içinde oynarlaken özellikle Safa oyuna girdikten sonra bu uyumlu dişli üçe çıkmıştı. Orta sahada yer alan Madjani, Salih ve Costant da oldukça iyi iş çıkarttı. Zaman zaman Salih verimli hareket noktasında yetersiz kalmasına rağmen mücadeledeki yüreği çok kalptendi.
Geri dörtlüde Zeki, Mustafa Akbaş, Belkalem ve Musa Nizam tam bir düzen tutturmuş gibi kora kor mücadeleye girerek rakibin cezasahasına gelen akınlarını tehlike oluşturmadan uzaklaştırmasını bildiler. Kalede tam bir güven abidesi olan Onur'un varlığı defanstaki oyuncularımıza özgüvenli oynama şansı tanıyor onlar da kimi zaman riskli hareketler yapma güvenini kendilerinde bulabiliyorlardı.
Anlayacağınız şimdilik henüz istenilen kıvamda olamasa da muhteşem bir takımın ayak seslerine önceki akşam tanıklık ettik. Sabır anahtarı bizi yormazsa bu takım güzel kapılar açacak bu şehir için.
Pratiklik, görmeden hissederek oynama gibi takım olma melekelerini kazandıklarında gerçekten seyrine doyum olmayacak bir takım ortaya çıkacak. Bir Cardozo bir Özer bir Mehmet Ekici sağlam şekilde çimlere bastığında takımın sınıf atlayacağını görmemek için art niyetli olmak gerekir.
Biz takıma güzel tarafından baktığımızda hem hocamız hem de oyuncularımızla güzel günler göreceğimize inanıyoruz.
Ha bir de Emniyet Müdürü'ne sesleniyorum. Bu hafta Fenerbahçe seyircisinin İstanbul'da papuçları çıkarılmadan içeri alınması halinde bir değerlendirme yapacağımı bu değerlendirmenin de abdest bozduracağını bilmesini isterim.
Sürmene'den Avni Aker'e yüz metrede bir polis dizmenin İstanbul'da da ayniyle biz oraya gittiğimizde yapılıp yapılmayacağına da ileriki zamanlarda değineceğim.
Trabzonlu iyidir ama hayrı da şerri de unutmaz..