Değerli okurlar...
Bu yazım birçok sorunumuzun altında yatan bazı nedenleri sorgulamak için yazılmıştır.
Hayat , onu paylaşacak kimseyi bulamadığınızda değersiz olmaya başlar. Acaba en çok arzulanan duygu başkalarıyla bağ duygusu mu? Evren yasalarında da bu bağ aşikar değil mi?
Şunu bilelim ki ilişkiler bireyin karakterini biçimlendirmede, değerlerini ve inançlarını belirlemede, yaşam kalitesini oluşturmada yadsınamayacak kadar etkilidir. Kişisel başarıda tüm ilişkilerimiz bu denli etkiliyse ilişkilerimizi gözden geçirmemizde fayda var.
Kurulan güçlü duygusal bağlara sözümüz yok, biz zayıf bağlara bir göz atalım.
ACABA İYONİK BAĞ MI KOVALENT BAĞ MI ? Sözüm ona kimya işi ya bunlar. HEP BÖYLE KANDIRDIK KENDİMİZİ. Doğru olan şu olabilir mi? İnsani bağ.
Çoğumuzun kuramadığı ve çatışmalarla kimya var diye sürdürdüğümüz bağlar.
Birbirinizin kurallarını bilmiyorsanız sürekli kural ihlaliyle karşı karşıya gelebilirsiniz. Unutmayın her geçimsizlik bir kural ihlalidir.
Sonuç olarak bir çatışma içerisinde buluverirsiniz kendinizi. Taşlar oynamadan yerine oturmaz, elbette çatışmalar hayatın tadı tuzu gibidir; ancak uzun sürüyorsa kendinizi kandırmayın.
Oysa durmayı bilip fotoğrafın tümüne baksanız kumdan kaleler yaptığınızı ve her dalgada bu kalelerin yıkıldığını göreceksiniz.
Neden kumdan kale yapmaya harcadığımız süreyi yepyeni ve sağlam bir kule yapmak için harcamıyoruz?
Neden başlangıçlara bu kadar kapalıyız? Yoksa kendimize güvenmiyor muyuz?
Yoksa bunca emeğim ne olacak, elalem ne der mi? Yaşam birçoğumuz için böyle sürüp gidiyor, deyim yerindeyse yerinde sayıyor. Hayat tüm renkleri solmuş bir tabloya dönüşüyor.
Katlanamadığımız bir çalışma ortamımız, alışkanlığa dönüşmüş ilişkilerimiz, saygıyı kaybetmiş evliliklerimiz ve daha birçok şey.
Alışmaya çalışıyoruz. Yama üstüne yama kevgire dönmüşüz.
Hele bunun farkındaysak ve gidemiyorsak suçu üstümüze alma erdemini gösterelim.
Memnun olmadığınız yerden gururunuzla gitmeyi bileceksinz. Bir devrim istiyorsanız önce yıkacaksınız, enkazı temizleyeceksiniz, sonra yeniden kuracaksınız. Zor geliyor değil mi?
Kaybetmek ya da kaybetmemek işte bütün mesele bu! Sorunuzu değiştirin: Yaşamak ya da öylesine yaşamak işte bütün mesele bu!
Başka bir bireyle bağ kurmak istediğinizde ondan kendinizi iyi hissetmenizi sağlamasını istiyorsanız bir sıfır yeniksiniz.
Çünkü ilişki alma değil verme fırsatıdır. Yüreğiniz başka bir dünyayı kucaklayabilecek kadar büyükse karşı tarafla bağ kurun. Beynin de yürek gibi kocaman sevgiler üretebilecek cevvaliyette olması kurulacak rabıtanın sağlam olmasını sağlar. Çünkü bilgi sevmenin anahtarıdır.
İki küme birleşince bir kesişim kümesi oluşturur. Kesişim kümesini genişletmeden ortak nokta barındırılmaz. Sözün özü:
YA BİR YOL AÇIN , YA DA SİZE YAKIŞIRCASINA YOLDAN ÇEKİLİN!