Türkiye’de çay tarımının başlangıcı geçen asrın ilk yarısına kadar inmektedir. Çay tarımıyla ilgili 1924 yılında başlatılan çalışmaların olumlu sonuç vermesi neticesinde, 1930’lu yılların sonu ve 1940’lı yılların başında çay tohumu ithal edilerek çay bahçeleri oluşturulmuştur.
Bölgemizde tarıma dayalı sanayinin en güzel örneği olan çay üretiminin artmasına paralel olarak 1947 yılında Rize’de ilk çay fabrikası kurulmuştur.
Karadeniz insanının çay üretimine ilgisi ve çay ekim alanlarının çoğalması sonucu bölgedeki çay fabrikalarının sayısı artmıştır.
Çay üretimine dayalı sanayi, Doğu Karadeniz halkının sosyo-ekonomik ve kültürel yaşamında önemli rol oynamış ve oynamaya devem etmektedir. Özellikle 70’li ve 80’li yıllarda bölgede çay fabrikalarının artmasına paralel olarak işsizlik azalmıştır. Çay üretimine dayalı sanayinin bölgeye diğer önemli bir katkısı ise göç olgusunu azaltmasıydı.
Günümüzde çay üreticileri ürettikleri mahsule kilo başına devletin verdiği ücretten memnun olmasa da çay ve Çaykur bölgenin en önemli ekonomik dinamikleri arasında yer almaktadır.
Bölgenin en önemli dinamikleri arasında yer alan Çaykur, bölgeye daha fazla katkı sağlayabilir miydi? sorusuna verilecek cevap evet olacaktır.
Maalesef Çaykur, zaman zaman kötü yönetilmiş ve kendisinden beklenen görevi yerine getirememiştir. Son zamanlarda ise, Çaykur’dan güzel işler görmekteyiz.
Genel Müdür İmdat Sütlüoğlu, Çaykur’un çehresini değiştirmeye başladı. Özellikle randevulu sisteme geçilmesiyle beraber çay üreticilerinde bir rahatlama meydana gelmiş ve pek çok çay üreticisi bu sistemden memnun kalmıştır.
Son zamanlarda Çaykur’un yaptığı güzel işlerden bir diğeri ise markalaşmaya gitmesidir. Markalaşmaya en güzel örneklerden bir tanesi ‘Didi’ ismiyle piyasaya sürülen soğuk çaydır. Ülkemizde ilgi gördüğü anlaşılan bu soğuk çay markasının, uluslararası düzeyde tanıtımı bölge ekonomisine önemli katkılar getirebilir.
Çay tarımının bölge ekonomisine daha fazla katkı yapması için, Çaykur’dan yeni markalar geliştirmesini bekliyoruz.
Bir diğer temennimiz ise fındık için. Fındıkla ilgili de ulusal ve uluslararası piyasaya hitap edecek markaların geliştirilmesi bölge ekonomisine önemli girdiler sağlayacaktır.