Geçtiğimiz yerel seçimlerde Trabzon gündemine oturan “61 Proje” söylemini bilmeyenimiz yoktur. Partilerin seçim ortamındaki vaatlerini inandırıcı bulmadığımdan olsa gerek, 61 Proje’yi de inceleyecek isteği bir türlü kendimde bulamadım.
Daha sonraki günlerde bu projelerin bilinen beklentilere yönelik klasik uygulamalardan oluşan ve ağırlıklı olarak da sosyal içerikli olduğunu anlamıştım. Konferans merkezi ve diğer uygulamaları ile ilgimi sadece ilk proje olarak sunulan “Çömlekçi kentsel dönüşüm projesi” çekmişti. Bu projenin jeneriğinde ise “Çömlekçi’nin Trabzon limanı ile bütünleşmesi sağlanacaktır” ifadesi yer almaktaydı.
Limandaki tahıl silosu, açık ve kapalı depolar ile vinçlerin gölgesindeki bir “dönüşmüş Çömlekçi’nin” turizm ile ne kadar bağdaşacağı da önemli bir soru olarak ortadadır. Nitekim o tarihlerde ortalıkta dolaşan o güzel Çömlekçi animasyonunda tek bir vinç bile görememiştik.
Olacağı yok ama varsayalım ki; Trabzon limanındaki silo yıkılmış, limanın bütün donanımı çevredeki yeni bir yük limanına (Vakfıkebir ya da Çamburnu gibi) aktarılmış, Trabzon’un tarihi merkezi olan doğal liman alanındaki yaklaşık 200.000 m2 açık alan tamamen temizlenmiş olsun. Çömlekçi’nin yeni planlaması da limanın bu durumuna göre yapılmış olsun.
Biraz hayal kuralım:
“Düzenli bir şekilde balık restoranlarının olduğu tek katlı ve abartısız alışveriş dükkânlarının sıralandığı otantik bir bölge”
“Sadece turistik gemilere açık bir kurvaziyer limanı”
“Kalepark’ın sahil kısmından dolaşan ve Ganita’yı bu yeni limana bağlayan, dolgu üzerine yapılmış yeni bir geniş gezinti yolu”
“Palmiye ağaçlarının gölgesinde ve Ganita tarafından başlayarak Çömlekçi’ye gelen ve oradan da Değirmendere’ye kadar uzanarak yine denize açılan şöyle 5-6 m genişliğinde ve 1,5 m derinliğinde bir su kanalı. Sıcak yaz gecelerinde gondolcuların bu kanalda serenat eşliğinde altından ustaca geçtiği ahşap köprüler.”
“Amatör balıkçılar için mevcut mendirek üzerinde düzenlenmiş balık tutma alanı”
“Rıhtım ve mendireği birbirine bağlayan birçok ahşap gezinti iskelesi ve üzerindeki kafeteryalar”
“Çimento fabrikasından arındırılmış Değirmendere tarafında bir yat marinası ile bir denizcilik ve tarih müzesi.”
Turistik bir marina alanına bakan ve adı da artık kesinlikle “Çömlekçi” olamayacak olan bu “Venedik” semtini varın siz hayal edin artık.
Trabzon’da dönüşüm işte böyle olmalıdır. Bunu yapabilen her kim olursa Trabzon tarihindeki ve gönüllerdeki yerini kesinlikle alır. Hayali bile güzel değil mi?
- - - -