Trabzonspor'da sezon başından bu yana her maç sonrası tartışma konusu olan Halilhodzic için bugüne kadar bekledim..
Tek bir yorum yapmadım..
Neresinden bakarsanız bakın..
Vahid Hoca ile futbolcular arasında önemli bir doku uyuşmazlığı olduğu açık ve net görülüyor..
Böyle bir yapının da, bu sezon ligde zirve mücadelesi yapmasının imkansız olduğu gerçeği ortaya çıkıyor..
Lafın kısası..
Trabzonspor bu sezon da zirve yarışı için umut vermiyor..
İlk 8 haftada 6 beraberlik, bir galibiyet, bir mağlubiyet yani kaybedilen 15 puan bunun göstergesi..
Eldeki mevcut kadronun en sağlıklı, en ideal şekilde kullanılmadığını düşünüyorum..
Her maç ayrı bir 11..
Her maç ayrı bir düzen..
Her maçta yapılan anormal oyuncu değişiklikleri..
Daha sezon başında takım içinde kırılganlık..
Yani neresinden bakarsanız bakın Trabzonspor'da Teknik Direktör ile futbolcular arasında önemli bir doku uyuşmazlığı yaşandığını söylerken, diğer yandan da eldeki mevcut kadronun gücünün de şampiyonluk yarışında çok yeterli olduğunuda söylemek mümkün değil..
***
Halilhodzic'in kafasının, takımı önemli derecede olumsuz etkileyecek saplantılarla dolu olduğunu söylemek dünkü Akhisar maçına baktığımız zaman hiç de zor değil.
Böylesine bir maçı kazanmaktan başka bir çare yokken ve mutlak gole ihtiyaç hasıl olduğu bir anda, kötü oynasa dahi her an gol bulabilecek Cardozo gibi usta bir forvetin yanına kenarda beklettiğin Yatabare gibi bir silahı takviye yapman gerekirken, Cardozo'yu kenara alıp Yatabare'yi sahaya sürmek neyin nesi!
Neden ikisi yan yana oynamaz.
Mersin maçındaki o uyumlu ikili ve alınan rahat galibiyet ders olmadı mı..
Anlamadık gitti..
Akhisar gibi bir rakip karşısında şiddet ile gole ihtiyaç varken, son 15-20 dakika bile çift forvet oynatamıyorsan eleştirilmemek mümkün mü?
Ve takımın orta alandaki en önemli oyuncusu Constant gibi bir silahı 85 dakika kenarda bekletip, son 5 dakikada sahaya sürmenin mantığı ne?
Geride kalan 8 haftaya baktığımızda alınan 6 beraberlik aslında her şeyi gösteriyor..
Trabzonspor, Cardozo,Yatabare,Waris gibi üç önemli hücum silahını eğer bir arada Aksihar gibi rakipler karşısında bile kullanamıyorsa, şampiyonluk yarışının içinde olması hayal..
***
Şu bir gerçek ki..
İlk 8 haftadaki görüntü, Trabzonspor elindeki silahları kullanamadı.
Asıl sorun da bence burada..
Cardozo, Waris, Yatabare, Constant'tan bugüne kadar yüzde 30 bile verim alınamıyorsa bunun sorumlusu futbolculardan önce teknik heyettir..
Halilhodzic ‘kötü teknik adam’ diye bir saplantım, bir görüşüm olamaz..
Haddime de değil..
Kim ne derse desin saygı duyulması gereken hırslı, başarısızlığa tahammülü olmayan bir teknik adam..
Ama Trabzonspor'da teknik heyet ile futbolcular arasında bir doku uyuşmazlığı sorunu yaşandığı açık..
Ve bunun yanında Mehmet Ekici dışında yerli transferlerin sıradan oyuncular olduğu gerçeğinin de altını çizmek gerekiyor..
***
Şu bir gerçek..
Belkalem, Medjani gibi Cezayir Milli Takımı’nın savunmasında kendilerini kanıtlamış, Bosingwa gibi Chelsea'de uzun yıllar forma giyinmiş, Cardozo gibi Avrupa'nın en iyi golcüleri arasına adını yazdırmış, gol kralı olmuş, Constant gibi Milan'da forma giyinmiş, Yatabare, Waris gibi Avrupa’nın da izlediği açıkçası Türkiye'ye bugüne kadar gelmiş posası çıkmış yabancı futbolcular gibi değil, yarınlarının da hesabını yapabilen yabancılara sahip Trabzonspor, bu ligde çok ama çok daha iyi yerde olmalıydı..
“Yeni bir kadro, Zamana ihtiyaç var” gibi söylemler doğru olabilir ama umut ışığı görünmüyor..
Bu da haklı olarak taraftarı üzüyor..
Açıkçası Trabzonspor saman alevi gibi bir takım görüntüsünde..
Trabzonspor, elindeki kadro yapısı ile bugün oynadığı futbolun çok ötesinde olmalı..
Tuttuğunu koparan bir takım havası yok..
Yani güven vermiyor..
İnsanın canını da bu sıkıyor..
Temennimiz Trabzonspor'un bundan sonraki haftalarda toparlanması. Aksi halde daha ligin ilk yarısında yarışa havlu atar..
Bu da canımızı çok ama çok sıkar!..
Teknik heyet ile futbolcular arasında doku bir an önce uyuşmalı ki Trabzonspor bir adım daha öne çıksın..
Bunu yapacak olan da Vahid Hocadır..
Öyle 8 haftada ‘Hoca gitsin’ edebiyatıyla kazanılacak bir şey olmaz..
Önce güven!..