Trabzonspor siyaset üstüdür!

Buna kimsenin bir itirazı olamaz!

Olursa da abesle iştigal olur!

Bir kere bunun altını buradan önemle çizelim..

Amma velakin!..

Trabzonspor’un başkanını, yönetimini  siyasetin kucağına itenler ne olacak? 

İşte asıl soru bu!..

Trabzonspor’un şu son dönemine bir bakalım!

Kulübün tarihinde görülmedik  büyük bir borç batağı içine sürüklenmesine..

Borsadaki hisselerin neredeyse yüzde 50’sinin satılıp kullanılmasına..

Bankalarla yüzde 16’lara kadar varan yüksek faiz ile çalışılıp resmen kulübünün ekonomisinin çökertilmesine..


Vergi borçları nedeniyle bakanlıkların kapılarının aşındırılmak zorunda kalınmasına..

Avukatlara hiç bir kulübün tarihinde görülmemiş 12 milyon gibi skandal paraların ödenmesine..

Yabancı transferinde inanılmaz paralar ödenip, kulübün nerede ise yabancı çöplüğüne çevrilmesine, yapılan  sözleşmelerin  ağır bedeller ödetmesine.. 

Kulübün 2016 yılına kadarki  bütün gelirlerinin ipotek altına alınmasına..

 M. Ali Yılmaz Tesisleri'nin dahi ipotek olarak bankaya  verilmesine!

Açıkçası kulübün iflas noktasına getirilmesine...  

Kimler  yol açmıştır?

Bugünlerin yaşanmaması için asıl uyarı yapılması gereken süreç o dönemlerdi!

Kulübün  batışının mimarı bir başkanın seçilmesi için ön ayak olanların,  bütün yaşananlar karşısında hiç ama hiçbir gün ses çıkarmayıp , bugün Trabzonspor Başkan ve yönetiminin doğru veya yanlış ne derseniz deyin kulübü kurtarma uğruna  tepki de alarak iktidarın  gücünü  kullanma arayışına girmesine kim veya kimler vesile olmuştur! 


Bu soruların cevabı, Hacıosmanoğlunu sorgulamadan daha önce sorgulanmalıdır.

***

Hiç kuşkusuz Başkan Hacıosmanoğlu  önemli hatalar yapıyor. Trabzonspor Başkanı olarak konuşmaması gereken konularda görüş belirtiyor.

Burada  hemfikiriz!..

Gizlisi saklısı yok!

Öyle bir adam!.

Freni yok! 

Ama 'İFLAS' etmiş, içi boşaltılmış bir kulüp devraldığı,  buna karşı çözüm bulmak için de kırk dereden kırk su getirmek için büyük uğraşlar  verdiği,  yeri geldiği zaman da  siyaset gücünü de kullanması gerektiği gerçeğini biliyor.

O nedenle bunu  sorgulayanlar  ortada bırakılan enkazın bu yolu açtığını bilmiyorlar mı?

Hacıosmanoğlu için kongreyi kazandıktan sonra iki ay ömür biçenlerin, bu sözlerinin  ana kaynağının kulübün içinin  ekonomik olarak boşaltılmış olduğu gerçeğine karşı kendisinin hiçbir şey yapamayacağı  şeklindeki  düşünceye kapılmalarıydı.

 İşte yanıldıkları nokta bu oldu!

O da doğru ve yanlış  Trabzonspor’u ayağa kaldırmak için  her yolu deniyor!

Bu yolda siyaseti kullanmak da var!..

Davulun sesi uzaktan hoş gelir!

‘Nasıl bir kulüp devralındı’ diye bakan yok!

Veya 'Kulübün  borcu olduğunu biliyordun. Gelmeseydin kardeşim' diyen de haklı olarak var!

Ama kulübün böylesine ekonomik  hazin tablosu karşısında  kim gelmiş olsaydı hiç tereddütsüz aynı yollardan geçmek zorunda kalacaktı.

Öyle  cebinden 5-10 milyon Euro vermekle hiç olmuyor!

***

Tablo ortada!

İşte bu noktada Başkan Hacıosmanoğlu’nun en büyük hatalarından biri  seçim öncesi kamuoyuna 'Kulübün bütün ekonomik faaliyetlerini  denetleteceğim ve tabloyu açıklayacağım' şeklinde verdiği  sözü   ortaya koyarak Trabzonspor taraftarını, camiasını aydınlatmaması olmuştur.

Tekrarında fayda var!

Hiç tartışmasız Trabzonspor siyaset üstüdür!

Hiç kimse Trabzonspor’u siyaseten kullanamaz, siyasete malzeme yapamaz. 

Ama bugün Türkiye’de her  futbol kulübü başkanı, her yönetim kurulu sessiz veya sesli siyasi iradenin ve bölgesinin bakanlarının gücünü arkasına alarak  kaynaklar yaratarak  kulüplerini çıkmaz sokaklardan kurtarmaya çalışıyor!

Yoksa arkanızda destek yoksa, hele hele ekonomisi  bitmiş bir kulüp  teslim alınmışsa, (bir düşünün forma reklamları bile  2016 yılına kadar satılıp parası alınarak kullanılmış) nasıl  kaynak sağlayacaksınız, nasıl sponsor bulacaksınız?

***

Dedim ya!

Trabzonspor'da Başkan önemli hatalar yaparken, kulübü ekonomik olarak çökertip dar boğazlara sokanların bedelini de ödüyor!..

Ama şunu da iyi biliyor!

Sahada güçlü olduğun, başarılı sonuçlar aldığın zaman hep haklı olursun!

Yanlışların bile doğru olarak görülür!

‘En büyük başkan bizim başkan’ olursun..

Ama sahada işler kötü gidiyorsa, sahada güçlü değilsen doğruların bile yanlış olur.

‘Güle güle başkan olursun!’

İşte  Hacıosmanoğlu bunu biliyor. 

O nedenle de kim ne söylüyor hiç umurunda değil.

Kendi bildiği yoldan yürüyor!