Bugünleri bizlere gösteren S. Başkan’a ve yöneticilere ne kadar teşekkür etsek azdır! Evet, 1 hafta evvel Gaziantep maçında alınan farklı galibiyete gelen baharın yalancı olduğu, kısa bir zamanda ortaya çıktı.
Biz bu maçı neden kaybettik? Bunun cevabını maçtan sonra vermek çok kolay. Çünkü sonuç belli.
Fakat benim anlayamadığım, kötü ya da iyi oyun olsun; her neyse... 1 hafta önce sahandan 4-1 gibi bir skorla galip ayrılıyorsun, sonra o kadroyu bozup 1,5 aydır takımdan uzak olan 2 futbolcuyu 11’e alıyorsun. Bunu anlayamadım ki cevabını vereyim!
Cezalı ya da sakat futbolcun olur da mecburiyetten bu bu futbolcuları oynatırsın. Buna aklım yatar. Ancak Tolunay Hoca, herhalde öyle düşünmeyip, “Elimdeki kadronun en iyisi bunlar” deyip dünkü kadroyu sahaya sürdü. Bunları da oynatır, böyle düşünürsen netice de bu olur!
*
Maça gelince...
İlk yarıda uyurgezer bir Trabzonspor vardı. Kimin ne yaptığı belli değildi. Belki rüzgarın Sivas’ın lehine estiğini bahane edebilirsiniz ama oyun içerisinde Trabzonspor adına ne bir disiplin ne de bir görev anlayışı vardı. Bunun en iyi örneği Zokora! Tamamen disiplinsiz ve bilinçsiz bir şekilde yaptığı bir faul neticesinde yediğimiz golle ilk yarıyı mağlup bitirdik.
İkinci yarıya başlarken futbol adına da sonuç adına da beklentilerimiz vardı. Ancak umutlarımız saman alevi gibi parlayıp söndü. Yakaladığımız mutlak pozisyonu Halil değerlendiremedi. Bu da Trabzonspor için dönüm noktasıydı.
*
Maçın içerisinde ne yaptığını bilen futbolcu görmek isterdim. Bu konuda da Zokora bize yardım etti! Rakibe kasti vurup kırmızı kartla takımı eksik bıraktı. Halbuki; onu oynatan hoca, ondan ne bekliyordu, ben de merak ediyorum!
Trabzonlunun istediği, forması için ter döküp Trabzonspor’a zafer kazandıran futbolcular... Kendisine harcanan paralarla takıma yaptığı katkı arasında dağlar kadar fark olan futbolcular değil! Ne yazık ki tekmeye kafa atan futbolcuları Sayın Sadri Şener zamanında göremiyoruz. Umarız bundan sonraki süreçte görürüz. Yoksa o tribünlerdeki seyirci sayısını çok ararız. Benden söylemesi.
*
Son olarak hocaya iki satır karalayalım...
Tolunay Kafkas’ın elinde sihirli değnek yok. Bunu bilen kişiyim ancak kendisi görev anlayışı ve disiplini içerisinde futbolculara mevkilerinin, görevlerinin ne olduğunu aşılayacak. Bunları aşılayamaz, eski tas eski hamam misali olursa, hem Trabzonspor’a hem de Tolunay Kafkas’a yazık olur.