Badireli bir kongre sürecinden sonra ilk ciddi sınavına çıkan Fırtına, ilk onbeş dakikada rakibin kırılgan taraflarını aradı. Sahaya çıkan ilk onbirde Mehmet Ekici'nin sakat olması dolayısıyla orta alanda Soner takviyesinden başka süpriz yoktu.
Hakikaten bulunduğu yerden dolayı direnci yüksek olması beklenen Eskişehir, beklendiği gibi alanları kapatarak oyuna başladı. Bu anlayış, maçın kısır geçeceğini bize ğösterirken ekstra oyuncuların devreye girmesiyle bunun aşılabileceğini de düşündürdü. Maçın başında Trabzonspor biraz sistemli görünse de topu çevirmede hep ağır kaldı. Eskişehir hep açık kolladı.
Nitekim Özgür Yankaya denen hakikaten yan olduğunu gösteren bir pozisyonda, Yusuf'a yapılan faulü görmeyerek kontra yakalanmamıza yardımcı oldu. O posisyonla 1-0 yenik duruma düştük. Bu takımın şok yaşamasına vesile oldu. İlk yarı boyunca bu girdaptan çıkamadık.
İkinci yarı bir şeyleri değiştirmek gerekiyordu.. Ama ortaya öyle fecaat bir oyun kondu ki bunu kelimelerle anlatmak mümkün değil. Adeta biz bu sene ligde yokuz dedirten bir maç oldu.
Her ne olursa olsun Trabzonspor, bu maça konsantre olamamış, defansıyla rezil, orta sahasıyla sefil ve forvetiyle ölü bir oyun oynamamalıydı.
Ersun Hoca tam bir rezalet yaşattı bize. İnanın beklediğimizin tam tersi bir oyunla 4-1 gibi spontane bir sonuçla yenilmek bize hiç ama hiç yakışmadı.
Bütün oyuncuları bu kötü oyun nedeniyle eleştiriyor, bize yakışmayan bir kimlikle oynamalarının bedelini bir şekilde ödetmek gerekiyor.
Dün akşam Avni Aker'deki filmin adı "Rezaleti Gördüm"dü.
Hepinize, hocanız da dahil yazıklar olsun..