Yaş 47...
Nice mutlu yıllara şampiyon, nice şampiyonluklara...
47 yaşında ama..
Hala güçlü, hala dimdik ayakta,
Hala parlıyor, hala göz kamaştırıyor.
Kendisiyle oynamaya kalkanlara korku salmaya, zangır zangır titretmeye devam ediyor..
Çocukları da bir yandan hak-hukuk-adalet mücadelesi veriyorlar, durmaya-pes etmeye hiç de niyetleri yok. Trabzonspor’un hakkını yiyenleri yerle bir etmeye bayağı bi kararlılar...
***
47 yılda; 6 Türkiye şampiyonluğu.. Bir de çalınan kupası var, etti sana 7.
8 Türkiye kupa şampiyonluğu, 1 TFF Süper Kupası, 7 Cumhurbaşkanlığı kupası, 5 Başbakanlık Kupa şampiyonluğu.
Ve 1 adet de Kıbrıs Barış Kupası.
Allah bin bereket versin...
***
Teşekkürler Trabzonspor. İyi ki doğdun, iyi ki varsın..
Sen olmasaydın; bu ülkede ayak oyunu futbolun ne tadı olurdu, ne de tuzu..
Teşekkürler Trabzonspor’un çocukları. Sizler de bu kadar kalabalık olmasaydınız; Trabzonspor üzerine daha çok ayak oyunları oynanırdı!..
***
Trabzonspor’u sevenler, Pazar günü Trabzonspor’un 47. yaşını Haliç’te kutladılar. 4’cüsüydü bu.
Önce Haliç’i yaktı Fatih’in torunları, aynı anda başka illeri de şenlendirdi Kanuni’nin doğduğu şehrin çocukları...
O gün yaşlısı, genci, bebesi deniz kenarına attı kendini.
7’sinden 70’i sabırla akşamı bekledi. Binlerce Trabzonsporlu, müezzinin, insanın için ağlatacak derecede okuduğu ezanla oruçlarını açtılar.
Haliç’i yakan adalet bekçileri, Kasımpaşa sırtlarına ışıklı yazı da yazdılar:
“Kahrolasın İsrail”
Zira onların boğazı bi Trabzonspor’u, bi de Filistin’i konuşurken düğümlenir.
Gün boyu İstanbul’da yaprak kıpırdamadı.
Marmara denizi ve gökyüzü gayet sakindi; ne poyraz vardı, ne de lodos..
Mavi’ye çalışan denizin üzerinde takalar yüzdürüldü. Bordo’ya özenen gökyüzü havai fişeklerle aydınlatıldı, karada birkaç dakika göz gözü görmedi.
***
Üç gündür şiddetli yağmaktan oklavanın altında ezilmişçesine incelen siyah bulutlar bırakın birbirine çarpmayı, değmediler bile. Trabzonspor’un forması ve arması gibi beyaz giyinen bulutlar birbirine selam durdular...
İstanbul’un 7 tepesinde sürüler halinde kanat çırpan farklı sülaledeki kuşlar, o gün “ mavi” ve “ bordo” diyerek, adeta birbirleriyle yarıştılar.
***
Bir elinde bordo-mavi bayrağı, diğer elinde meşale olan genç kızlar ve delikanlılar avazı çıktığı kadar haykırdılar:
“ Şampiyon Trabzon.. Oley, oley, oley..”
Oruç farz olmayan ağzı süt kokan çocuklar, şampiyonun “Ş” sini söylerken bayağı bi zorlandılar!
Yaşlı bir amca akşam namazına kılmak için seccadesini sıcaktan kavrulan sarı otların üstüne serdiğinde kıbleyi sordu yanındakilere. Gençlerden biri, cep telefonundan şak diye buldu kutsal yönü.
Trabzonspor’un geleceği gençlerin, yavuklularına üç kelimelerinden biriydi bordo-mavili takım. Aşk-maşk tamam da, gençler için olmazsa olmazın adı; Trabzonspor..! T ve R’nin arasında sıkışıp kalan “I” harfi gibi; söylerken var, ispatı çok ama çok zor..!
***
Mükemmel bir gece kutlandı-yaşandı pazar akşamı Haliç’te.
Ee kimileri Haliç’i yakar, kimleri de camiasını..!
Organizasyonda emeği geçenlere, geceye iştiran edenlere, kısacası bu güzelliği yaşatan herkese teşekkür ediyoruz..