Bu ülkenin haline bir bakın! Ortalık toz duman! Hani bir söz var ya al birini vur ötekisine misali!
Ne uzlaşma kültürümüz kaldı, ne dayanışmamız. Hakaretin biri bin para olmuş! Bıraktık sevgi ve saygıyı, hakaret kültürümüz gelişiyor! Siyasi ahlak yerlerde sürünüyor!
Birbirimizi yiyip bitirmeyi bir kenara bıraktık, ülkemizi yiyip bitirmek için adeta yarışıyoruz!
Ha gayret!
Olmuyor.
Olmadı bir daha diyoruz!
Üzülmemek mümkün olmuyor!
Hal böyle olunca hep Tanzimat devrinin ünlü Sadrazamı Keçecizade Fuat Paşa’nın yaşadığı unutamadığım bir anı aklıma geliyor.
Birkaç kez de yazmıştım.
Tekrarında ders olarak fayda var.
***
Fuat Paşa zekası ve hazır cevaplığıyla meşhurdur.
Avrupa'ya ilk diplomatik seyahatte bulunan padişah olan Abdülaziz'in, bu seyahati sırasında Fuat Paşa dışişleri bakanı olarak kendisine refakat eder.
Paris'te III. Napolyon'a misafir oldukları sırada, Fransız vekilleri ile sohbet ederken III. Napolyon’un başvekili Palitan şöyle bir mesele ortaya atar;
"Dünyanın en kuvvetli devleti hangisidir?"
Fuat Paşa hemen:
"Osmanlı Devleti" diye cevap verir.
Tabii herkes hayret eder. Karlofça, Pasarofça, Küçük Kaynarca, Edirne... gibi anlaşmalarla büyük toprak kaybına uğrayan, Kırım Savaşı ile dış borç batağına saplanan, Viyana Kongresi'nde (1815) Avrupa'dan 'Hasta adam' muamelesi gören bir devletin, hala güçlü olarak bu devletin yöneticisi tarafından ifade edilmiş olması şaşkınlığı büsbütün arttırır.
İçlerinden birisi, bu cevabın sebebini sorar.
Paşa gayet ciddi bir şekilde anlamlı bir cevap verir;
"Dünyada Osmanlı Devleti'nden daha kuvvetli bir devlet olabilir mi? Yüzyıllardan beri biz içeriden, siz dışarıdan yıkmaya çalıştığımız halde hala yerinde duruyor. Bir türlü yerinden sarsamadık."
***
Çok ama çok anlamlı değil mi?
Keçecizade Fuat Paşa’nın bu sözlerinin şöyle sadece uzak değil yakın ve çok yakın tarihimize dönüp baktığımızda ne kadar doğru olduğunu açıkça görürüz.
Ha gayret(!) diyoruz.
Olmuyor!.
Ne büyük devletmişiz, ne büyük milletmişiz!
Herkes ama herkes şapkasını önüne koymalı..
30 Mart seçimlerinden sonra bu ülkede 7'den 70'e herkesin yeni bir durum değerlendirilmesi yaparak 'Bu ülke böyle yüksek atmosferde gitmez' diyerek büyük bir uzlaşma kültürünü, anlayışı, sevgiyi bıraktık saygıyı ortaya koymalı!..
Kaybeden ülke oluyor, millet oluyor!
Kıymayalım bu güzel ülkeye!
***********************************************************************************************
BAHÇELİ YOK, AYDIN VAR!MHP, Trabzon'da miting yapacak mı yapmayacak mı sorusu sorulurken, görüldü ki Bahçelisiz miting yapacak!
Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin Trabzon gibi bir ilde böylesine bir dönemde hem de partisinin önemli çıkış yapacağı söylenen ve iyi bir potansiyeli olduğu bilinen bir ilde, miting yapmamasını garipsememek mümkün değil!
Çünkü önceki gün önce Giresun sonra Gümüşhane'de miting yapan Sayın Bahçeli'nin Trabzon gibi bir ili pas geçmesi nedendir, niçindir bilinmez ama;
İzahı zor !
'Türkiye'nin her ilinde miting yapamazdı' demek bir mazeret ise Trabzon'un Türkiye'nin herhangi bir ili olmadığını Sayın Genel Başkan da çok iyi biliyordur.
Demek ki Genel Başkan Bahçeli Trabzon'da Koray Aydın'a büyük güven duyuyor ve bütün yükü Aydın'ın üzerine bırakmış durumda!
O nedenle de MHP'de yükü omuzlarına alan, yaklaşık bir yıldır yerel seçim çalışmalarını aralıksız sürdüren ve adaylarını en erken yola çıkaran Aydın ve parti teşkilatının Trabzon için iddialı çıkışlar yapmasının nedeni halkta gördükleri ışıktır!
O nedenle de Sayın Aydın, partisinin ülkede yaptığı mitingleri Trabzon'da es geçmemesi için yarın Trabzon Meydanı’nda bir miting yaparak seçmenleri ile buluşmak için kolları sıvamış durumda . Uzun lafın kısası..
MHP'de Bahçeli yerine Aydın miting meydanında yerini alacak.
Dedik ya bütün yük teşkilatlarına önderlik yapan Aydın'ın omuzlarında diye..
O da liderlik özelliği, usta siyasetçi kimliği, il, ilçe teşkilatları ve adayları ile birlikte iyi bir sonuç alabilmek için 30 Mart’a doğru yol alıyor!..
"Günün sözü.. "
‘Görülüyor ki benim suçum devletin kamu kurum ve kuruluşlarına TOKİ, Emlak Konut, belediyelere imar rantı sağlamakmış!.. İyi de bunlar devletin kamu kurum ve kuruluşları değil mi? Yani devlete rant sağlamışım.
Yani devlete rant sağlama suçu işlemişiz!.
O zaman eyvallah.
Bu şudur 'Doktora sakın hastayı muayene etme, imama sakın cemaate namaz kıldırma!'
Erdoğan BAYRAKTAR
Çevre ve Şehircilik eski bakanı.