T ürkiye’nin Avrupa’da yüz akları olan iki takımın maçında iki teknik adam da ellerindeki kadrolarını en iyi şekilde hazırlayıp bir final havası içinde takımlarını sahaya sürdüler. Maçın başlangıcında tempo olarak her iki takımda vasat bir oyun sergiledi. Dakikalar geçtikçe maçta tempo yükselmeye başladı ve belkide bu zamana kadar Trabzonspor’un oynadığı yüksek tempolu ve kontrollü bir maç sahaya yansıdı.
10 kişi olduğumuz dakikalarda bile bu tempomuz düşmedi. Sahadan puanla ayrılmak için futbolcular ellerinden gelen gayreti gösterdiler. Maçın geneline baktığımızda Trabzonspor oyunun başlarında net pozisyonlar yakaladılar ne yazık ki gol yapamadık. Ve Onur’un yapmış olduğu kurtarışlarla ve savunmadaki Mustafa ve Bamba’nın iyi oyunuyla gol yemeden devreyi 0-0 berabere bitirdik.
İkinci yarıda Galatasaray gol atmak için bütün hatlarıyla kalemize yüklendi. Bu dakikalarda kalede Onur her zamanki gibi müthiş kurtarışlarla maça damgasını vurdu. Takımımız, bu maçta hiç de hak etmediği bir yenilgi aldı. Bunda hakem Fırat Aydınus’un da çifte standart uygulamasının büyük etkisi oldu. Oyunun 35. dakikasında Melo’nun Olcan’a yaptığı hareketi es geçmesi ve Drogba’nın oyun içinde kendine yaptığı hareketleri görmemezlikten gelmesi ve Colman’ın yapmaması gereken hareketin yanı sıra Rieara’nın başlattığı olayda sadece Colman’a kırmızı kart gösterip Galatasaraylı oyuncunun sarı kart görmesi hakemin çifte standart kararlarından en belirgin olanıydı.
Bana göre maçın 3 kahramanı vardı. Birinci her zaman ki gibi Onur. Kalesinde devleşti ve panterleşti. İkincisi Fırat Aydınus, çifte standart kararlarıyla. Ve iki gol atan ve ellerimizde büyüttğümüz Burak. Takım olarak başarılı bir mücadele sergiledik. Demek ki bu kadroya devre arasında yapılacak takviyelerle çok şeyler yapacağımıza inanıyorum. Son söz yazık oldu Trabzonspor’uma..