Trabzon’da siyaset gündemine son günlerde oturan konu  ‘Üye krizi’ oldu..
Herkes bir şeyler söyledi..
Hiç tartışmasız CHP’nin ortaya attığı iddia sonrası hedef adam haline gelen isim AK  Parti Merkez İlçe Başkanı Temel  Altunbaş  oldu...
İstifa etmesinin istenmesinden  tutun da, görevden alınması gerektiğini düşünenler de ortaya çıktı..
Hatta bu kendi partisi içinde de seslendirildi!
Açıkçası bütün suçlamalar, ortaya atılan iddialar karşısında yalnızlaştırıldı!..
***
Bir kere şunu belirtelim ortada ciddi bir hata olduğu kesin. Ama böylesine bir faturanın tek başına Başkan Altunbaş’a ödetilmeye çalışılması ve suçun tamamen onun üzerine yıkılmaya çalışılması karşısında şaşırmadım desem yalan olmaz!.
Çünkü AK Parti’de bugüne kadar hele hele  muhalefet partisi tarafından bir il, bir merkez, hatta bir ilçe, daha da öte gidelim bir üye’nin hedef adam haline getirilmesine karşılık suskun kalındığına ilk kez şahit oldum desem yalan olmaz!..
Çünkü Merkez İlçe Başkanı tam anlamı ile ortada bırakıldığı yetmezmiş gibi  çıksın o konuşsun...
Bize ne? dercesine  tavır ortaya çıktı!
Aslında Trabzon’da ilk kez AK Parti’de böyle olay yaşandı...
***
Öncelikli şunu belirteyim.
Temel Altunbaş  benim babamın oğlu değil. Sadece gazeteci, siyasetçi ilişkisi  içinde  olan yıllardır tanıdığım, takip ettiğim, Trabzon’un genç, pırıl pırıl siyasetçilerinden biri.
Bilinen adam gibi adam sözü çok kullanılır ama Altunbaş bunu hak eden bir isim.
Mütevazidir, kimseyi kırmak, incitmek istemeyen bir yanı vardır.
Alavera dalaveresi olmaz!..
Onun yapılan hatanın içinde bilerek yer alması söz konusu olmaz!
Yapılan üyeleri  tek tek tanımakla yükümlü üye bekçisi değildir. Hiç kuşkusuz sorumluluğu vardır. Bu CHP’li üyelerin isimlerini kim getirmiş, partiye üye yapmış, imzaları kimler atmış? İşte bunları bulup tespit etmek,  başkan Altunbaş’ a düşen görev. Bunları tespit edip gerekli hesabı sorup sorumluları derhal uzaklaştırmalı.
Gerekiyorsa çıkıp özür dilemeli.
Çünkü genç bir siyasetçi olarak o bunu küçültmez, büyütür.
***
Ama  yazımın başında belirttiğim gibi AK Parti’de  yaşanan bu süreçte yalnızlaştırılması, tek başına bırakılması, AK  Parti Trabzon teşkilatları adına düşündürücüdür.
Bir süre önce bu köşede Belediye Başkanı Gümrükcüoğlu ile ilgili yazdığım bir yazıda ‘AK Parti’de riyakarlık, samimiyetsizlik var. Orhan Bey’in yüzüne başka, arkasına başka konuşanları  izliyorum, demiştim!
İşte yine o noktadayım!..
Devir AK Parti’de hesap devri olmuş!.
Herkes  oynuyor!..
***
Allahtan oynayanların  imdadına  Trabzon siyasetinin pırıl pırıl ismi olan  Av. Salih Cora yetişti!.
Trabzon’un aydınlık yarınları için genç ve yetenekli isimlere ihtiyacı olduğunu her zaman dile getirdiml. AK Parti’de  genel seçimlerde 6. sıradan aday gösterilmesine rağmen birinci sıradaymış gibi çalışarak  kendisini kabul ettiren Salih Cora’nın partisi adına önemli bir isim olduğunu gösterdi.
Zevahiri kurtardı...
Hem partisine hem de merkez ilçe başkanına sahip çıktı..
Cora dedi ki;
‘Siyasi partilerdeki bu çelişkileri 6 ayda bir kontrol yapan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı  ortaya çıkarır. Düzeltmeleri içinde uyarıları yapar. Anayasal olarak bu görev  Cumhuriyetsavcılığın-dır. Bu tip hatalar, çelişkiler  her zaman olmuştur. Kimse bizde olmadı diyemez. Bunda kasıt aramak yanlış. Kendi partili arkadaş-larımızın da Merkez  İlçe Başkanı-mıza yönelik eleştirisel açıklama-larını yeterli araştırma yapmama-ya bağlıyorum.’
Ama   AK Parti üye krizi olayında  kendi parti bütünlüğü konusunda iyi sınav veremedi!..
Peki kim suçlu?