Zaman zaman halkın içinde yaşayıp çok faydalı işler gören insanlara..
    
Yani adı sanı geniş kitlelerce bilinmeyen bizim sevimli insanımıza ayırırım köşemi.

***

Bu insanlardan biri de Arafilboylu Balıkçı Hasan Kaplan'dır.
 Cömerttir, etrafından bir aç insan geçse onu doyurmak, etrafına çapına göre bet bereket olmak ister.
Sokakta huzursuzluk yaratanlara diklenir, insanları rahatsız eden tiplere aman vermez.
Oğlu Ali Kaplan'la birlikte hem balık satarlar hem de münübüs durağında kahyalık yaparlar.
İnsanların araçlara huzurlu binmesini, kimsenin kimseye efelik yapmadan güler yüzle evlerine yollanmasına katkı sunarlar.
Civarlarında bulunan büyük esnaflarla iyi bir iletişimleri var. Herkes onların iyi niyetini bilir ve kendilerini severler.
Davranışları bozuk, kötü alışkanlıkları olanları etrafa yaklaştırmazlar.
Hırsızlık, uyuşturucu gibi toplumu derinden sarsan insan tiplerini kokularından tanırlar ve hemen adresine postalarlar.

***

Yıllardır aynı mekanda ekmeklerini kazanırlarken baba oğul arasında da iyi bir uyum vardır.
Bu çağda ekmeğini taştan çıkaran her insan muhteremdir. Hele helalinden kazanılan bir ekmekse bu onlara iki kere helal olsun demek gerekir.
Dünyada değerlerin aşınmaya başladığı bir devirde, yardımlaşmanın, birbirini düşünmenin rafa kalktığı bir ortamda böyle insanlara rastlamak her yerde mümkün olmaz.
Hasan Kaplan'ı siyasiler de tanır. Ona merhaba demeden kimse geçmez. Geçen günlerde Ankara’ya gidip Meclis’te Volkan Canalioğlu’na uğramıştım. Hasan Kaplan’ın selamı var deyince bizim Arafilboylu Balıkçı Hasan mı diyerek teyit etmemi istediğinde evet Balıkçı Hasan’ın deyince kendisine özel selam göndermişti. Ben de selamı dönünce sahibine ulaştırdığımda gözleri güldü Hasan ağabeyin.

***

Ben kendilerini adeta oğlu Ali ile birlikte toplum yararına çalışan kolluk kuvveti vazifesi ifa eden kişiler olarak görüyorum.
Zaman zaman durağa erken gelen yolcuların çantalarına göz kulak olurlar, bırakılan emanetlere bir şey olmaması için dikkat gösterirler.
Gerçi onların yanındaki bir emanete kim el sürme cesareti gösterebilir ki.
 Ha bir de parası olmayan, gariban insanlara ekmek teknesinden eksilterek balık vermeyi de ihmal etmiyorlar.
Hani cömerttir demiştik ya boş değil bu söz.
 Verdiğini konuşmaz, kime ne verdiğinden bahsetmez.
Bilir insanın onuru olduğunu.
Odun gibi değil en ince ayarla verir vereceğini.
"Bir elin verdiğini diğer elin görmesin" düsturu içlerine sinmiş, anlayacağınız..
Ne diyebiliriz ki böyle insanlara..
Tek söz..
Helal olsun..