Bareti çıkardığında, o kömür gözlerden dökülen insanlık acı bal gibi yakıcı bir nefesle kahverengi bakışlarda resimleşti.
Ayaklarının altında patlayan flaşlar iki delikli çorapla bütün Türkiye'de fotoğraflaşırken birileri hala burnundan kıl aldırmıyor..
Enaniyetin, kibrin, ben bilirimin o aşılmaz duvarlarında..
Kömüre bulanmış ayaklardaki o beyaz iki delik kadar kendilerine ak yollar bulamayanlar..
Kader kelimesinde..
Yılların ihmallerini günahsızlaştırma gayretindeler.
O iki ak delikli ayakları..
Öpmek gerekir..
Üşüyenlere soba olmak için kendilerini karanlık dehlizlerde söndürenleri..
Kelimelerin sınırlı dağarcığıyla kim anlayabilir?
O iki ak delikli ayakların ya kalbine ne demeli..
Ya sedye kirlenmesin diye çırpınan o temiz yüreğe ne demeli..
Hangi ahlak kitabında senin verdiğin dersten daha özlüsü var?
Ölümün mimikleriyle konuşup böyle metanetli cümleler kurmak..
Bu milletin mayasının ifşası değil de nedir?
Türkçe konuşup her gün milliyetini sorgulayan materyalistlerle..
Türkçe konuşup duasında bu dile düşman olanlarla..
Senin kalbine dokunmak mümkün mü?..
Kömür suyla aklaşır, vicdan karasının sabunu bile yok..
Dualarını Karamanoğlu Mehmet Bey'in lisanıyla yapıyor olman bazılarının kanına dokunsa da..
O kahverengi bakışlarındaki insanlık bize yeter de artar bile..
Ismarlama ideoloji, ısmarlama inançtan uzak..
Bütün doğallığınla gözlerinden boşalan o karaya bulanık yaşlar..
Bu toprakların kimlik kartının mürekkebidir..
Mübarektir..
Rahmet simsarlarına inat..
Tedbir körü edebsiz insanlara ihtiyacın yok.
Sen, o iki ak delikli çorapla edebin..
Ebedi padişahısın...