Az insandan çok insan sesi geliyor. Hani cemaziyülevvellerini bilmesek, ‘bırakın yazsın çizsinler’ diyeceğim ama biliyorum. Kaç kıratlık bilgiye sahip olduklarını, tek yönlü neşriyatların dışına çıkamadıklarını malumumuz olduğu halde nasıl yadsırız.
Biz fişsiziz deseler de..
Zihinlerinde fişlemişlerdir fikirleri, kişileri ve cenahları.
‘Falan kişi yazdıysa okumaya lüzüm yok’ der bunlar. Kendi kareköklerine uygun ‘en ifrit tip’ bir şey yazmışsa ona kutsal kelam muamelesi yapmayı da ihmal etmezler. Bu olagelen, Türkiye'nin uzun zamandan beri karakteri olmuş bir bakışaçısıdır.
Bakınız bir grup liseli genç tişörtlerine Alberto Korda'nın çektiği bir fotoğrafı bastırmış. Kendi köklerinden, tarihlerinden gelmese de göğüslerindeki kişiyi kutsayacak kadar önder bellemişler.
Adı Erneste Che Guevara..
Rahmetli Yaşar Nuri Öztürk'ün de çok sevdiği adam.
Kimin kimi sevdiğine karışmayız ama sözümüzü de söyleriz.
Aynen bizim gibi içimizdekini dışarıya vurma özgürlüğüyle TBMM Başkanı İsmail Kahraman bir grup liseli genci eleştirmiş. Demiş ki “Bu liseli gençlerin kendi köklerinden gelen büyüklere gönüllerinde yer vermelerini beklerdim. Uzak diyarların insanlarını kutsayacakları yerde kendi değerlerine sevgilerinin olmasını isterdim.”
Ne var bunda..
Bana göre alkışlanacak cümle..
Tişörtüne Atatürk'ü, Fatih'i, Kanuni'yi, Alparslan'ı veya Oğuz Kağan'ı basmayışlarını eleştirmiş.
Bazı lüzumsüz sözleri için tenkit ettiğimiz Karaman bize göre yerinde bir yorum yapmış.
Ait olduğun milleti bilmeden başka yerlerin insanını kimine göre de canisini idol bilmek, cehalet içinde ölmek gibi bir şeydir.
Sen Orhun Abideleri'ndeki nutku okumadan batının nutuklarıyla yolunu çizersen gün gelir seni de çizerler.
Sen Türklerin İslamiyeti kabülünden sonra kıymetimiz haline gelen büyüklerimizi ismen dahi anmaktan utanırsan seni de utandırırlar.
Sen Atatürk'ün yazdığı Nutuk adlı eserini nutkun tutulurcasına okumadan başka diyarların filozoflarının seyranında dolaşırsan senin gerçekten nutkunu keserler. Yerelden evrensele bir yolculuk sabit ayağını kaldırmadan beklenendir, istenendir.
Kimse başkalarının idollerini bizim örnek insanlarımızla aynı kefeye koymasın.