Türkiye’de Ağustos 2016 ihracat rakamları açıklandı. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracatımız yüzde 3.5 azaldı. Kuşkusuz sadece bu rakamla yorum yapmak mümkün değildir.
Biz neyin kilosunu kaça satıyoruz, neyin kilosunu kaça alıyoruz ona bakalım. Boyalı rakamlar yerine hepimizin anlayacağı dilde kilo işi de durumu izah ederek Trabzon’a gelelim.
Bazı ürün gruplarının ihracat kilo fiyatları; otomotivin kilosu 6 dolar, hazır giyim ve konfeksiyon 16 dolar, kimyevi madde 0.83 dolar (83 sent), demir çelik 0.53 dolar, çimento-cam-seramik 0.13 dolar ve yaş meyve sebze 0.58 dolar. İthalat rakamları kilo fiyatı; bilgisayar 600 dolar, akıllı telefon 2000 dolar.
1 kg gömlek 16 dolar, 1 kg bilgisayar 600 dolar. Yani 37.5 kg gömlek satarak 1 kg bilgisayar alabiliyoruz. Telefonu hiç hesaplamayalım.
Örneğin, Gaziantep’te dokunan halılar tüm dünyaya halı satılırken, halıları dokumak için makineleri genelde Almanya veya Belçika’dan alıyoruz. Bir varsayımla, 100 konteyner (tır) halı, bir dokuma makinesi.
Gelelim Trabzon’a; tarım arazisi yetersiz, arazi kıt, sanayi yok denecek kadar az...
Sağlık, eğitim, deprem riski, suç oranı, deniz, yeşil alan, havalimanı vb. kriterlerle birlikte genelde yaşanılabilir iller içerisinde ilk sıralarda. Hatta 2013 Forbes Dergisi’nde yaşanabilir şehirlerarasında ilk sırada seçildi.
Sanayi yetersiz, arazi kıt ise ve yaşanabilir bir şehir ise yapılacak iş kilosu pahalıdan satılan veya satılabilecek ürünlerin üretim ve Ar-Ge yeri Trabzon Doğu Karadeniz olması için çalışılması gerekmektedir.
Trabzon Ticaret Sanayi Odası, Trabzon’un Geleceğe Yönelik Siyasi Partilerden Beklentileri (2015) broşürünü incelediğimizde 8 başlık altında toplam 142 talep var. Ticaret ve Sanayi başlığı altındaki maddelerden biri “DOKATECH Ar-Ge Kaynaklı Teknolojik Ürün Üretim Merkezi Ar-Ge, inovasyon, yazılım ve yüksek teknolojik ürün üretimi sağlayacak işlem ve kuluçka merkezi kurulması”dır.
Boyalı bir tarif yerine, gazeteci kimliği ile daha sade ve düşüncemizi netleştirecek şekilde yazalım.
Trabzon’a kurulacak ikinci üniversite; müthiş doğa dostu bir kampüsü, başarılı hocaları dünyanın dört bir tarafından, öğrencileri üniversite sınavı yüzde 1’lik diliminden, mezunlara-hocalara Trabzon’da iş kurma olanakları ve spesifik teknoloji üniversitesi olsun. Ve mutlaka siyasetin elini ve zikrini bulaştırmadığı hatta uzak tuttuğu özgür bir yer olsun.
10 yıl sonra hepimiz şahit oluruz ki, Trabzon’da kilosu 1500-200 dolardan satılan programlar hazırlanıyor ve satılıyor. Ne mi? Gelecek 5 sene içersinde kendi kendine giden arabanın bir programına Türkiye Trabzon’dan yapılan buluşla çağ atlasın.
Trabzon, gelecek kandırmaca tren yolu efsanesine pelesenk olacağına, Türkiye’nin teknoloji ve bilişim programlama merkezi olsun. Hatta ağzımızda pelesenk bu olsun.
Neden Trabzon hak ediyor? Çünkü arazimiz çok kıt, sanayimiz yok. Türkiye’nin yaşanabilir güzel bir yeri olduğu için.