Trabzon her açıdan bir yalnızlaştırmayla karşı karşıya. Siyasi açıdan bakansızlığın akislerini bütün çekilmezliğiyle yaşarken, aynı zamanda adalet noktasında da meçhullerin içine sürüklenmiş durumda.
Bütün çıplaklığıyla şike davası neticelenmişken, yeniden bir icat çıkararak Aziz Yıldırım ve avanelerini kumpas başlığı altında kurtarmanın taşları da döşenmiş durumda.
Sanki Aziz ve avanelerine tarlalarla, inşaat işçileriyle, araçlar içinde yakalanan paralarla kumpas kurulmuş. Bunun aslı astarı olmadığını sağır sultan bilse de hukuku guguk yaparak bu işten sıyrılmanın düzmece hikayeleri bu topluma 'bak bak neler yapılmış' şeklinde aktarılıp algı operasyonuyla işin üstünü örtecekler.
Tabii Cenab-ı Allah nezninde bunun bir hükmü olmayacak ama nefes aldıkları süre içinde devranlarını sürecekler.
Bakınız ben Aziz'i sevmem diyerek Katar'dan konuşturulan Bülent Uygun tam da uygun düşecek şeyler söyleyerek düzmece hikayenin figüranı olmaya devam ediyor. Tabii adamlar haklı, bu kadar rezilliğe rağmen hala futbol dünyasının içinde bir şekilde varlıklarını sürdürmeleri işkembe-i kübradan konuşma fırsatı veriyor onlara.
Bakınız bu işte bunların iddia ettiği gibi bir kumpas olsaydı Avrupa bütün kurullarıyla bunları cezalandırmazdı. Adamlar ceza vermeden yoruldu.
Bizim TFF de geçen hafta bir takımı küme düşürdü. Küme düşürecekleri takımın ismini bile özenle seçtikleri belli. Trakya illerinin birinde adı Karadeniz Gücü olan bir takımı kurban yaparak bütün Türkiye ile dalga geçtiler. Bu küme düşürme olayıyla biz amatör ligleri idare edecek insanlarız. Oradaki şike olaylarına bakın  hiç acıyor muyuz imajı yaratarak düzeylerini tesçil ettirdiler.
İş hakiki şikeye geldiğinde iğdiş edilmiş bir tavırla, futbol aleminde varlıklarıyla yoklukları arasında fark olmadığını kendileri ifşa etmiş oldular.
Yalandan yargılamayla, sonuç ilamı hazır mahkemelerle, şikeyi örteceklerini zannedenler ben inanıyorum ki iş o dünyaya kalmadan gün gelip karşılığını görecekler. Eğer o dünyaya kalırsa onların orada hesap vereceklerini sanmıyorum; çünkü cehennemden torpilleri olacağından yerlerini bulacaklar zaten.
Şunu da söyleyeyim ki eğer azbuçuk hukuk tahsil edenlerce Aziz ve avanelerini yeniden de olsa yargılasalar sonuç değişmez ama bilemiyoruz ki mahkeme kumpasla paralel mi yürür?
Son olarak şunu ifade edelim ki paralel yapının hükümete karşı bir kumpası varsa da her davayı kumpas kavramı içine dahil etmek var olan kumpası bile sulandırıyor. Yani AK Parti hükümetleri döneminde hiçbir dava kumpasssız dava değile getiriliyor! Öyleyse yok hükmünde bir hükümetle mi 13-15 sene geçti.
Bunlar bana sulandırılmış işler gibi geliyor..
Birkaç konuda kumpas olabilir ama bunu tamama teşmil etmek asıl kumpas bence bu olur.