Bu şehrin hikayesi bitmez.
Hep bir aksiyon hali içerisinde,
yüzlerce teorisyenle dolu, hareketli bir kent.
Genellikle buzağı arayacağımız oturan bir boğa buluruz.
Şehir efsaneleri hiç bitmez.
Bu bazen, “terörist şehre gelmiş eylem yapıyor” olur.
Bazen de “şehirde organ mafyası dolanıyor, milleti kesiyorlarmış” olur.
Meslek yaşantım boyunca, bu tür teorilerin yüzlercesini duydum.
Çok hızlı bir iletişim bağı var milletin birbiriyle.
Hiç unutmam yıllar önce bir keresinde, suların sürekli kesik olduğu günlerde nedenini soran bir arkadaşıma sırf ne olacağını merak ettiğimden “su deposuna ceset atmışlar, ondan su vermediler” dedim.
Ama nerden bilebilirdim bu anlattığım hikayenin tüm şehire yayılıp, iş dönüşü bir gün annemin bana ballandırarak “Oğlum duydun mu sular ceset yüzünden kesikmiş” diyeceğini. Bir dost meclisindeki küçük bir şakanın bu denli yayılmasını gördükten sonra daha dikkatli olmaya başladım açıkçası.
O kadar teorilerin arasında son yıllarda hep Trabzon Limanı vardı. ABD üst yapmak istiyor dendi. Radar İstasyonu yapılacak dendi. O dendi, bu dendi. Ama sonunda bazı şeyler yavaş yavaş gerçekleşmeye başladı. Ve Trabzon’da Alman Ordusu’nun askerleri cirit atmaya başladı. Afganistan’dan çekiliyorlar ve Trabzon Limanı’ndan sevkiyat yapacaklar.
Gazetemizin ilk sayısında bu konuyla ilgili geniş bir haber yapmıştık. Sonuç olarak 2 yıl buradalar. Ekonomik açıdan katkı olabilir, esnaf belki mutlu olur. Ama kazanımların yanında kaybedeceklerimiz ne olacak. Aklıma hep “Elini veren kolunu kaptırır” atasözü geliyor.
Sizlere yaşanmış bir hikaye anlatayım biraz konumuzla ilgili. Vakti zamanında ABD’nin Boztepe’deki Radar Üssü’nde bir rütbeli subay hamama gider. Hamamda tellak Kurban dayı vardır. Onu çağırır. Babayiğit bir adammış Kurban dayı, güçlü kuvvetli. Başlar bizim Coni’yi yıkamaya. Yıkadıkça Coni oy der oh der. Bizim Kurban dayı yatırır göbek taşına masaja başlar. Bu sırada ABD subayı Kurban dayıya bakarak “Ooo very good, very good” deyince olanlar olur. Bizim pala bıyık Kurban dayı elin Conisinin “Very very good”sözünü Türkçe olarak yanlış anlayınca, elindeki bakır tasla adamı dövmeye başlar. Adamı hastanelik edene kadar döver. Tabi bizim dayıya hapis yolları gözükür.
Evet demem o ki, Almanlar geldi. 2 yıl buradalar. Afganistan’da kullandıkları tanklarını, toplarını, tüfeklerini, silahlarını Trabzon’dan evlerine getirecekler. Umarım giderken de, bizim değerlerimizi yıkarak gitmezler. Umarım Adana İncirlik gibi olmayız. İnşallah Kurban dayı gibi birbirimizi yanlış anlamayız...
- - - - -