Ülkemizde son günlerde içimizi acıtan felaketler ve önemli siyasi gelişmeler yaşanıyor.
“Unutmayacağız, unutturmayacağız” diye haykırdığımız Soma’da yaşanan ve 301 madencinin hayatını kaybettiği günleri alelacele unutmuşken (!), Ermenek’te meydana gelen facia ile yeniden hatırlar olduk ne yazık ki!..
Ya Cumhuriyetimizin kurulduğu 29 Ekim’de yaşanan ‘Peşmerge geçiş töreni.’
Nerede ise hazır kıta izledik!..
İş olsun diye bir muhalefet..
Onların derdi muhabbet!
Adeta 'Allah korusun' dercesine iktidar olma gibi bir beklentileri yok..
Girdikleri her seçimi kaybedip ardından 'Biz başarılı olduk' diye koltuklarında yan gelip yatan, dünyada böyle bir muhalefet anlayışı daha var mı?
Yenilgiye doymayan pehlivan gibiler maşallah!
Görülüyor ki;
Ezeli ve ebedi muhalefet olmak hoşlarına gidiyor!.
***
Tezkereye 'evet' diyen Devlet Bey, Peşmerge geçişine tepki gösteriyor!.
Günaydın!.
Sürpriz mi?
Hayır..
AK Parti iktidarı döneminde alıştırdı sürprizlere Devlet Bey..
Anayasa'dan Türklük tarifinin değiştirilmek istendiği bir dönemde, MHP gibi bir partinin Genel Başkanı olmanın yükü ağır olsa gerek!..
Ya Ekmeleddin Bey’i keşfeden(!) adam Kemal Bey..
Ona da en güzel cevabı istifa eden Emine Ülker Tarhan veriyor..
Ne diyor..
“... Türkiye’nin iç ve dış tehditlerle karşı karşıya olduğu, iş ve terör cinayetleri ile sarsıldığı bu çok kritik dönemde sorumsuz çağrılar, tutarsız tezkere söylemleri, belirsiz politikalar ile halkımızın duyarlılıklarından kopuk muhalefet anlayışında ısrar edeceği anlaşılan CHP yönetiminin olası vahim tercihlerini değiştiremeyeceğimi anladığımdan, iktidar umudu da hedefi de bulunmayan yanlış ve zayıf politikaların parçası olmamak için büyük umutlarla geldiğim CHP’den istifa ediyorum.”
Var mı aklıselim CHP'li olup da itiraz eden!..
Nokta atışı bir tespit!
Görülüyor ki CHP'deki ‘iç isyan’ istifalarının arkası gelecek..
***
Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmuşken, Ahmet Davutoğlu'nun Başbakan olarak 2015 seçimlerine gireceği bu süreçte bugünkü görüntüsü ve yapısı ile bir iktidar umudu var mı CHP'de veya MHP'de..
Dört seçim kaybetmiş, önümüzdeki seçimi kazanma şanslarının asla olmadığı açık ve net şekilde görülen iki muhalefet parti başkanına bırakılmayacak kadar zor bir süreçte Türkiye...
Ama nerede..
Öyle bir CHP ki..
Kazan kaynıyor..
İç isyan patladı patlayacak..
Birleşme kampına giderken, önemli bir milletvekili “Sizden parti olmaz” diyerek partiden istifa ediyor..
Birleşme kampına bomba düşüyor..
Allah aşkına “Kemal Kılıçdaroğlu ve arkadaşları Türkiye’yi güzel idare eder” diyen bir tek kişi var mı çevrenizde mesela..
Bir bakın..
MHP’yi anlamak daha da güç..
Bayraklar indiriliyor, antlar yasaklanıyor, peşmerge geçiş yapıyor..
Nerede ise Anayasa'daki Türklük tarifi değişecek..
Ortada yok..
Taban rahatsız..
‘Kağıttan aslan olma’ diyor..
***
Şöyle bir kurultaylarına bakın..
Kararı kim veriyor!
Halk yok..
Parti tabanı yok!..
Genel Merkez’in, milletvekillerinin uydusu olmuş teşkilat üyeleri..
Ne MHP'nin milliyetçileri..
Ne CHP'nin halkçıları..
Genel başkanlarını seçmiyor..
CHP ve MHP genel başkanları çıksınlar, partiye oy vermiş milyonlar arasında bir anket yapsınlar bakalım kendilerinden memnuniyet yüzde kaç!..
Barajı geçemezler barajı...
***
8 ay sonra seçim var..
Dörder seçim kaybetmiş, Recep Tayyip Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı yapmış, iki liderin kazanma şansları var mı 2015'te..
Sıfır..
Devam diyor..
Muhalefet 'Bizi burada tutanlardan Allah razı olsun' diyor..
İktidar da 'Allah başımızdan bu muhalefeti eksik etmesin' diye dua ediyor..
Seçmeni de 'AMİN' diyor..
Genel başkan olmak ayrı, lider olabilmek apayrı bir olaydır.
Herkes genel başkan olabilir ama ya lider!
Yeni liderler lazım..
Ama nerede?
Birileri böyle istiyor!..
Ta ki..
İş bitine kadar!..
Hangi iş mi!
Lafın tamamı... misali..
Neyse biz muhalefeti bırakalım muhabbete bakalım..
Türkiye zaten 'Neme lazımcı' olmuş..
Rahatsızlık vermişsem özür dilerim..
Ne yapalım
Türk olmak kolay değil!.