Öncelikle yazıya şuradan başlayalım..
Mademki bu TFF bu seyircisiz maç işini halledemeyecek, hazır olağanüstü hal varken bir Kanun Hükmünde Kararname de bunun için çıkmalı.
Ve bu kararname, ‘Bundan böyle seyircisiz maç cezası olmayacak’ demeli
       
***

Trabzonspor, Osmanlıspor gibi hazır ve çok etkili bir takım karşısına bence doğru bir anlayışla çıktı.
Bordo-Mavililer 3-5-2 gibi görünse de 5-3-2’ye kaçan uygulamayla  oyunu rölantiye almak istedi. Buna karşın Osmanlı yine de ilk 25 dakikada Trabzonspor’a bariz bir üstünlük kurarak 3-4 net gol pozisyonuna girdi ancak bunları değerlendiremedi.
25. dakikadan sonra oyunda denge sağlandı. Osmanlı’nın hızı kesildi ve Trabzonspor gol pozisyonlarına girmeye başladı. Sağdan Castillo, soldan da Güray ile üç kez tehlike yarattı ancak son paslardaki isabetsiz ataklar, golle sonuçlanmasını engelledi.
Bu dakikalarda sahadaki görüntü şöyleydi: Trabzonspor bir gol atabilirse maçı kazanır, atamasa  berabere kalırdı.
Lakin 34. dakikada Okay’ın büyük hatasıyla kaptırılan topla yenen golden sonra bütün hesaplar altüst oldu.

***

Çünkü henüz hazır olmayan bir takımla, böylesine oturmuş ve iyi kontratak yapan, üstelik topa sahip olup oyunu yönlendirme becerisi bulanan bir takıma karşı yenik duruma düşmüşseniz hiçbir şansınız kalmaz.
Nitekim Trabzonspor gol için zorluyor görünse de maç çoktan rakibin lehine sonuçlanmıştı bile.

***

Tamam biliyoruz ki, bahsettiğimiz Trabzonspor yeni kurulmuş ve henüz taşlar yerine oturmamış.
Lakin tek tek baktığımızda oyuncuların bu aciz halleriyle yeni takım olmanın ne ilgisi var.
Milletin aldığı adamlar takır takır oynuyor da, bizimkiler hala neyi bekliyor?
Bu alışma, kaynaşma, uyuşma süresi ne kadardır?
Hem futbol dediğin ne ki.
Sonuçta beyin ameliyatı yapmayacaksın ki..
Alt tarafı topu kendi kalenden uzak tutup rakip kaleye sokacaksın.
Bunun için ne kadar  beklemek gerekir ki!