Trabzon Trabzonluya yabancı bir şehir adeta..
Bu şehirde arkası olmayan Trabzonlu iş adamlarının neler çektiğini hep gördük..
Adeta kırk dereden kırk su getirerek işlerini yaptılar.
Trabzon'un gururu olan Hekimoğlu'nun yatırım yapmak için başına gelenleri buradan hep yazdık..
Tek suçu adeta Trabzonlu oluşu..
Bakın son yıllarda Trabzon'un Yıldızlı mevkiinde Akyazı Stadı ve çevresindeki projeler sebebiyle tünellere giriş alanında yapılacak viyadük ve yonca kavşak inadı bir eski beldeyi yok edecek duruma gelirken, birçok önemli iş adamı bölgeden resmen koparılıyor, yatırım yapmak isteyen iş adamları küstürülüyor..
Bir koca eski belde, yok oluyor nerede ise.
Ne yonca ise!..
Yıldızlı’da araziler, iş merkezleri hatta mezarlıklar bile gitti gidiyor..
196 dönümlük alan kayboluyor..
Yeni bir proje tadilatı ile yonca kavşaktan vazgeçilmesi gerekirken, takan yok..
30 milyon TL’ye istimlak yapılacak yerlere 600 milyon TL harcanacağını söyleyenlerin sesleri duyulmadı..
Çok enteresan değil mi?
Ayrıca..
Okuyacaksınız..
Bölgedeki arazide iş adamları tarafından yapılacak olan yatırımların dahi önü kesildi..
Viyadük ve bir yonca kavşak sevdası yüzünden gereksiz istimlaklarla bir koca mahallenin yok edilecek olması bir yana, devletin zarara uğratılacağı her aklıselim insan tarafından iddia edilirken, bölgedeki işyeri ve arazi sahiplerinin Karayolları’nı bu ucu açık istimlak kararından döndürmek yönünde başlattığı yargı süreci devam ediyor.
Mahkemenin bilirkişi raporu istediği öğrenildi.
Ama 'Geri dönüş yok' dercesine yeni bir değerlendirme ve çözüm üretmek yerine istimlak inadından vazgeçilmemesi ilginç..
Nasılsa devletin parası!
Öyle mi?
O zaman devletin malı deniz, yemeyen keriz mi dense!..
Bu duruma mutlaka Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan mutlaka el koymalı!
***
Dedik ya Trabzon'da Trabzonlu iş adamı olmak kolay değil.
Hele hele arkanda çok güçlü bir siyasi irade yoksa asla!
Kırk dereden kırk su getirmek de yetmiyor..
İşte bu bölgede isyan eden adamlardan biri de Ahmet Canım..
Bu şehirde bu ismi tanımayan, bilmeyen yok!
Bu şehir ile yatmış, bu şehir ile kalkmış..
Bu şehrin dünden bugüne hem siyasetinde, hem iş hayatında, hem sosyal hayatında açıkçası bu şehir nerede olmuşsa orada olmuş !
Tam bir Trabzon sevdalısı..
Hiçkimsenin bu şehirde müteahhit olarak öne çıkmadığı yıllarda öne çıkarak inşaat sektörünü geliştiren adam..
Birçok insan bu şehirden büyük şehirlere kaçıp iş hayatlarını oralarda büyük paralar kazanarak sürdürürken, o doğduğu büyüdüğü topraklara sadakat ile bağlı kalmayı tercih etmiş!..
'Ne bekliyorsun orada' diyenlere 'Size uğurlar ola' demiş..
Hiç kuşkusuz bu şehirden büyük şehirlere yelken açmış olsaydı bugünkü servetine bir servet daha katmış olurdu!..
Tabi ki bu şehirde çok şey kazandı..
Ama kazandığını bu şehre, bu şehrin insanına yatırdı!..
Vergisini bu şehre verdi, veriyor..
Yardımseverliğini bu şehir insanı için yaptı, yapıyor..
Bu şehirde işsizlerin ekmek kapısı oldu, oluyor..
***
Ama şimdi küskün adam!..
Bu şehirde inşaat sektöründe önemli bir yer edinen, iş sahasını akaryakıt istasyonları ile genişleten iş adamı Ahmet Canım'ın en büyük hayallerinden biri de bu şehre bir eser sunmaktı..
Bu yönde Yıldızlı’da sahip olduğu arazide görkemli bir otel yaparak turizme kazandırmak istedi!
Son derece ideal yeri hazırdı..
Heyecan doluydu..
Projeyi de hazırladı..
42 katlı muhteşem bir otel projesini yaptırdı.
Peki ne oldu?
Yıldızlı'da Karayolları, daha akılcı devleti zarara da uğratmadan yapması gereken istimlaklar yerine keyfi istimlak projesini gündeme getirip devreye sokunca Ahmet Canım'ın hayalleri sona erdi.
Resmen önü kesildi.
'Bir dinleyin kardeşim' dedi, dinleyen olmadı!
Astıkları astık, kestikleri kestik misali kesip attılar..
Trabzon'un turizm alanında konaklama olarak yükünü çekecek bir proje çöpe gitti..
O da bölgedeki diğer yer sahibi iş adamları gibi otel projesini gerçekleştireceği Yıldızlı’daki arazisinin istimlaka kurban gitmesi üzerine idari mahkemeye gitti.
Süreç devam ediyor.
Ama görülüyor ki Karayolları’nın inadı da.
Üzülmemek mümkün değil..
Ne yazık ki burası Trabzon. Bu şehre bir şeyler vermeye çalışan insanların arkası yoksa derdi dinlenmez!..
Yüküne omuz verilmesi gerekirken, eline yetmez ayağına da kelepçe takılır..
Yazık!..
***
Siz olsanız ne yaparsınız..
Kendi çabanızla çalışmış kazanmışsınız..
Kazandığınızı da yine bu şehre harcamışsınız..
Verginizi bu şehre vermişsiniz..
Bu şehirde uzun yıllardır yüzlerce insanın ekmek kapısı olmuşsunuz.
'Trabzon'uma her şey helal olsun' demişsiniz..
Artık sıra turizm sektörüne girip bu şehre bir şeyler kazandırmak demişsiniz..
Plan, program, proje hazırlamışsınız..
Karayolları gelip 'Alıyorum burayı' diyerek arazinize oturmuş.
'Yanlış kardeşim yapmayın, bu proje devletin parasını çarçur etmektir' şeklindeki bütün tepkilere rağmen inatla!..
Bu işin arkasında ne var! diye sormak gerekmez mi?
Bu olay başka bir şehirde olsa siyasetçisinden, sivil toplum örgütlerine, turizm sektörüne kadar insanlar ayağa kalkar..
Trabzon’da ne yazık ki bu yok!..
Bu şehirde doğup büyüyen, bu şehre yatırım yapmak isteyen iş adamına “Git İstanbul'a, Ankara'ya. Orada yap mı” deniyor!..
Hele hele o bölgede adamına göre üst geçitlerin güzergahını değiştirenler bu soruya cevap versin..
Canım ve onun gibilerin canını acıtanlar aslında Trabzon'un canını acıtıyorlar..