Doğanın bu kadar tahrip edildiği bir zaman dilimini inanın hatırlamıyorum! Siz hatırlıyor musunuz? Zamanda geriye gittiğimde de böyle bir tahribat göremiyorum. Doğanın üstünün cennet konumundayken altını cehenneme dönüştüren bir düşünce topluluğunun bu zaman diliminde buluşmasına da bir türlü anlam veremiyorum!
Cennet Karadeniz coğrafyasının toprak altının cehenneme çevrilmesi için verilen binlerce ruhsatta duyarlılık göstererek itiraz eden bir avuç insanın gördüğü işkenceyi seyreden Karadenizlilere de hayret ediyorum! Kurtuluş Savaşında Türkiye’yi pay etmek için topraklarımıza giren düşmanların uzantılarının taktıkları maskeyi göremeyen insanımızı da bir türlü anlamıyorum!
Be kardeşim Kurtuluş Savaşını kaybetseydik ne toprağımız ne madenimiz ne de bayrağımız kalacaktı. Bir düşün şimdi olanları bir düşün! Karadeniz Bölgesine verilen binlerce maden ruhsatını bir düşün! Türkiye'de verilen ruhsatları bir düşün! Zeytinlerin sökülmesini, cennet köşelerin karanlığa itilmesini bir düşün! Kurtuluş Savaşını neden yaptığımızı bir düşün!
Sanki dünyada maden arama yasaklanmış da dünya, harcıalem dağıtılan maden ruhsatı almak için Türkiye’de sıraya girmiş, kapanın elinde kalan binlerce maden ruhsatının peşinde sürek avına çıkan avcılar gibi saldırmışlar. Yeryüzü cennetini nasıl cehenneme çeviririzin yarışı içine girmiş cehennem zebanileri!
Yaylasını, ormanını, zeytinini, koy'unu, köyünü yani ata toprağını korumaya çalışan halkın önüne neden jandarma çıkar bir düşün! Kanada’nın bilmem hangi şirketinin topraklarımızı cehenneme çevirmeye çalışırken halkın önüne neden jandarma çıkar bir düşün! İnsanların yaşam yerleri cehenneme çevrilirken o insanların anayasal haklarını koruyacak güç onların neden yanında olmaz da bir yabancı şirketin yanında olur bir düşün!
Ormanlarımızın katliam yapılırcasına kesilmesinin nedenini bir düşün! Yaylalara vurulan onlarca yolun sebebini bir düşün! Yaylalara geniş yolların proje eşliğinde yapılışını bir düşün! Hayvanların otlayacağı, sakinliğin korunacağı, doğanın doğa olarak kalacağı bu cennet yerlere bu kadar yol neden yapılır bir düşün! Hiç olmazsa atalarına saygından sana verilen o beyinle bir düşün!
En kahredici olan da ne biliyor musunuz? "Bir karış vatan toprağı" edebiyatı yapanlar tarafından güzel ülkemiz talan ediliyor veya talan edenlere göz yumuluyor. Ağaçlar, dereler, tepeler vahşi bir grup tarafından yağmalanıyor. Çok acil bir önlem alınmaz ise dört bir yanımızı saracak duruma geliyor. Durum bir çok insanın düşündüğünden çok daha ciddi durumda.
Göreceksiniz, eğer düşünmez ve bu katliama karşı çıkmazsanız bu kadar güzel coğrafya çok hızlı bir şekilde cehennem zebanileri tarafından yaşanmaz hale gelecek! Yaylanız, köyünüz, ata toprağınız, suyunuz, ormanınız, anılarınız, mezarlarınız yok olacak! Evet belki cebinizde onların kirli paraları olacak; ancak artık benliğiniz ve yaşam yeriniz olmayacak!
Dünya yaşamı için çok kısa bir süre sayılan elli yıl içinde bu coğrafya cehenneme dönecek! Senin göstermediğin mücadeleyi çocuğun ve torunun hiç gösteremeyecek! Bunu bilesin. Bir an önce siyasi düşünceni bir yana bırak ve bu cennet toprağını bir kez olsun düşün! Sonra demedi, deme!
Kahraman ırkımıza sızmış ihanet
Bütün yüreklerde acı ve nefret
Düşmanların mert değil, hepsi de namert
Türk’e Türk’ten başka yoktur dost nimet
Ata’nın verdiği ilkelerle coşalım
O'nun gösterdiği hedeflere koşalım