Maçı izleyemenler bu skor karşısında normal bir lig maçının neticesi diye düşünebilirler.
Maçın kısa özetini izleyenler ise şaşıp kalırlar. Koca bir ilk yarının 49 dakika içinde yaşananlar şaşkınlığımızı ortaya koyuyor. Rizespor’un eksiklikleri var.
Hikmet Hoca maç öncesinde Trabzonspor'un çok iyi bir kadroya sahip olduğunu açık şekilde beyan ediyor. Sadi Hoca’nın da ligdeki en iyi antrenörler arasında yer aldığını da vurguluyor.
Maç başlıyor. Trabzonspor resmen Rizespor sahasına yerleşiyor. 49 dakika içerisinde önce bir penaltı kaçırıyor. Ardından net 3 penaltısı verilmiyor.
Ali Palabıyık ve kale yan çizgisi hakemi posizyonlara o kadar yakınlar ki net penaltıları göremiyor ve vermiyorlar. Veremiyorlar değil. Artık kasıt mı ararsınız yoksa başka şeyler mi düşünürsünüz bilemem.
Trabzonspor bu haksızlıklar karşısında oyun düzeninden hiç kopmuyor. Oldukça fazla gol posizyonlarına giriyor ve atamıyorlar.
Rizespor kalecisi İtandje adeta bir panter oluyor. Bütün topları kurtarıyor. İlk yarıda Rizespor üç kez hücum girişiminde bulunuyor. Kwueke ilk golü 40. dakikada atıyor. 45 dakikada da 2. golün asistliğini yapıyor. Yenilen golde Trabzonspor savunmasının göbeğinde oynayan Mustafa ve Douglas’ın ağır oluşları gole zemin hazırlıyor.
Atılamayan penaltı, verilmeyen penaltılar ve beklenmeyen Rizespor'un 2 golü Trabzonspor'un kimyasını iyice bozuyor. İkinci yarıda Sadi Hoca’nın oyuncu değişiklikleri de oyuna hiçbir katkı sağlamıyor.
Rizespor o kadar rahat ve akıllı oynuyor ki, attığından fazlasını da kaçırıyor.Ve maç Rizespor seyircisinin “Trabzon sen bizim kardeşimizsin” sloganları eşliğinde sona eriyor.
Rizespor kısıtlı imkanlarına karşın, Trabzonspor'un atağa kalkan ama geriye dönemeyen savunmasının zaaflarında yararlanıp maçın galibi oluyor.
Ali Palabıyık maçı izler ve hatalarından ders çıkarırsa iyi bir hakem olmayı sürdürür.
Sadi Hocam da maçı izler ve hatalarından ders çıkarırsa o da doğru yolu bulur ve takımını diğer karşılaşmalara daha iyi hazırlar diye düşünüyorum..