Orman ve Su İşleri Bakanı bölgemize gelmiş.
Meselelerin yerinde çözülmesi gerekir.
Ankara’ya taşınan meseleler sürüncemede kalıyor.
Demiş.
İlginç, hayli ilginç!
Ankara’ya taşınan meseleler sürüncemede kalıyor!
O zaman Ankara’yı kapatmak lazım.
Gereksiz...
Zaman kaybı...
Peki neden?
Acaba Ankara neden çalışmıyor?
Gereksiz, hiçbir ihtiyaçtan doğmadan, neden açıldığını anlayamadığımız genel müdürlüklerden dolayı olmasın?
Acaba, gereksiz yere müşavir yapılan veya araştırmacı kadrolarına yükseltilen yüzlerce kişinin yüzünden olmasın bu?
Bakanlık bünyesinde 170 müşavir!
100 araştırmacı...
Genel müdürlükler bünyesinde gereksiz yere kurulmuş çok sayıda daire başkanlığı veya şube müdürlükleri...
Bunlar yüzünden olmasın?
Orman ve Su İşleri Bakanlığı yönetilemez hale gelmiş.
Orman Genel Müdürlüğü’nde taşrada işi yapan, gece gündüz çalışan yaklaşık bin “orman işletme şefi” var.
Bunların tepesinde amir durumunda binlerce kişi...
Yani işi yapan bin kişi, işi yaptıran binlerce!
İşi yapanlar sadece kendi işi ile uğraşamıyor.
Bir de gereksiz yere kurulmuş, bir işe yarama gayreti gösteren şube müdürlükleri tarafından sürekli olarak verilen gereksiz talimatlarla boğuşuyor.
Ankara kadro yönünden o kadar gereksiz şişirilmiş ki; bakan bile şikayetçi...
Ankara’dan iş çıkmaz, diyor.
Sayın bakan bir de prensiplerden bahsediyor.
Diyor ki:
“Bizim Üç T prensibimiz vardır. Bunlar Tenkit, Tavsiye, Teklif’tir.”
Tabii ki üniversite hocalığından kaynaklanan bir alışkanlıkla olayı formüle etmeye çalışmanız güzel...
Ancak gelin buna 2T diyelim.
Çünkü, Tavsiye ile Teklif aynı anlama gelir.
Bunların Türkçesi öneridir.
Prensip’in Türkçesi de “ilke”dir.
Ama bu yazı da sizin dilinizi kullanacağım.
Sayın bakan, gerçekten prensip sahibi iseniz, bakanlığı kapatınız.
Bakın işlerin daha çabuk halledildiğini göreceksiniz.
Bunu siz de söylüyorsunuz.
Tenkite, tavsiyeye, teklife gerçekten açıksanız...
O zaman bazı tenkit, tavsiye ve tekliflerim olacak:
Bakanlığınız bünyesinde oluşturduğunuz gereksiz genel müdürlükleri tenkit ediyorum.
Bu genel müdürlüklerde araç gereç, lojman, maaş vb. gereksiz yere kamu kaynaklarının harcanmasını tenkit ediyorum.
Bakanlık bünyesinde gereksiz yere oluşturulmuş olan 170 müşavirlik ve yine boşuna yere oluşturulmuş 100 araştırmacı kadrolarını ve bu kadrolarda çalışan personele haksız yere harcanan kamu kaynaklarını tenkit ediyorum.
Bu kadrolarda yer alan meslektaşlarımı hiçbir iş yapmadan maaş alır bir duruma düşürdünüz.
Bunu tenkit ediyorum.
Teklifim:
Önce Türkçeden vazgeçmemenizi teklif ediyorum.
Ataması yapılan yüz araştırıcı ve 170 müşavire danışarak bakanlık bünyesinde yapılan tahribattan nasıl dönülebilecekse dönülmesini sağlayın.
Tavsiyem:
Bu dünyada belli ki bir hesap yok.
Her şey yasal...
Ya da kanun hükmünde yasal...
Yalnız kalıp biraz düşünün.
Ben de hocayım.
Benim de size önereceğim bir formül var:
ÖDD,
Öbür Dünyayı da Düşünün.
Önereceğim formül bu.