Spor Toto Süper Lig’in şampiyonu üç aşağı-beş yukarı belli!
Galatasaray.
PTT 1.Lig’e düşecek takımların ikisi de;
Mersin ve Akhisar...
3’cü yolcu aranıyor.
*
Lig’de hal böyleyken, bordo-mavili takımın ideal onbiri hala belli değil.
Adrian’ın onbir’de olmadığını anladık diyelim, ya onsekiz’e alınmamasına ne demeli?
Anlaşılan; iki takım arasında bu yıl oynanan kupa maçını izlememiş Tolunay hoca.
Hocanın bildiği bir şey vardır diyelim(!)
*
Maçla ilgili yazacaklarımıza gelince.
Sahada öyle bir Trabzonspor vardı ki; ne oynayan belli, ne de oynamayan.
Tabir caizse herkes reis…
Ayağına top gelen onuyor. Gelmeyen, rakip takım oyuncularını izliyor.
Orta saha evlere şenlik; sanki hepsi ileri çıkmakta yeminli…
Ya defansa ne demeli?
Kasımpaşa’da Adem Büyük adınca bir çocuk var, Trabzonspor’un sağ tarafını otoban gibi kullanıyor, adından büyük işler yapıyor, Trabzonspor teknik heyeti izlemekle yetiniyor.
*
Olcan Adın’ın 5. dakikada yapmadığını Uruguaylı oyuncu 37. dakikada yaptı.
İlk yarının böyle bitmesi beklenirken, sezon başından beri ilk golü yedikten sonra, ikincisini yemekte gecikmeyen Trabzonspor, bu maçta da alışkanlığını bozmadı.
Pozisyonun içinde yine Adem… Golü atan Uche.
*
İkinci yarıya Sapara’nın yerine Alanzinho’yu, Abdullah’ın yerine Halil’i oyuna alarak başladı Tolunay Kafkas.
İstersen takım oyuncularının hepsini değiş, zira atı alan Üsküdar’ı geçmiş.
İlk yarı aklın(ız) neredeydi!
*
Maçın kırılma anı, Olcan’ın direkte patlayan, dönen topu Henrique’nin boş kaleye yollayamadığı 75. dakikadaydı.
*
Her şey bir yana…
Trabzonspor oynamadı ama…
Maçın sonlarında Trabzonspor’un verilmeyen net penaltısı ve Halil attığı golün faul gerekçesiyle iptal edilmesi tam bir rezaletti.
Not: Mustafa Abitoğlu’nun at gözlüklerinin markasını merak etmiyor değilim, bir adet de ben almak istiyorum. Malumunuz önümüz yaz.