Trabzonspor tarihinde birçok değerli başkan görev yaptı.
Kimi döneminde önemli başarılara imza attı, kimi ise hedeflenen başarıların uzağında kaldı. Ancak hepsinin ortak bir amacı vardı. Bordo-Mavili kulübü daha iyi noktalara taşımak, Trabzonspor’un büyüklüğüne yakışır işler yapmak.
Fakat bana, “Trabzonspor tarihinde en çok kim iz bıraktı?” diye sorarsanız, hiç tereddüt etmeden Ertuğrul Doğan derim.
Üstelik bu düşüncem, sadece son dönemde gerçekleştirilen Muhammed Salah transferi nedeniyle oluşmuş bir kanaat değil.
Salah transferi, Doğan’ın başkanlık dönemine vurulan en parlak mühürlerden biri oldu. Trabzonspor’un ve Türk futbolunun transfer tarihinde unutulmayacak bir hamleye imza atıldı. Bu transferle birlikte milyonlarca Trabzonspor taraftarının göğsü kabardı. Bordo-Mavili renklere gönül veren insanlar, sokakta, tribünde, iş yerinde, evinde bir kez daha “İyi ki Trabzonsporluyum” diyerek gurur yaşadı.
Çünkü mesele yalnızca bir futbolcunun transfer edilmesi değildi.
Mesele, Trabzonspor’un büyüklüğünün bir kez daha tüm Türkiye’ye ve futbol dünyasına hatırlatılmasıydı. Salah gibi dünya futbolunda iz bırakmış bir yıldızın Bordo-Mavili formayı giyecek olması, Trabzonspor taraftarında adeta şampiyonluk sevinci yarattı. İnsanların yüzündeki mutluluğu, gözlerindeki heyecanı ve gönüllerindeki gururu anlatmaya kelimeler yetmez.
Bazen bir transfer sadece bir transfer değildir.
Bazen bir imza, milyonlarca insanın ortak duygusuna dönüşür.
İşte Salah’ın imzası da Trabzonspor camiası için böyle bir anlam taşıyor.
Ertuğrul Doğan’ın hakkını teslim etmek gerekiyor.
Kulübün ekonomik anlamda daha sağlam bir yapıya kavuşması için uzun süredir ciddi bir mücadele veren Doğan, bu kez yaptığı yıldız transferiyle taraftarın gönlünde çok farklı bir yer edindi. Özellikle Salah’ın imza töreninde yükselen “Büyük Başkan” tezahüratları, aslında tribünlerin başkana verdiği mesajdı.
Ve açık söylemek gerekirse…
Ertuğrul Doğan, o sloganları fazlasıyla hak etti.
Çünkü Trabzonspor başkanlığı kolay bir görev değildir.
Bu şehirde Trabzonspor sadece bir futbol kulübü değildir.
Trabzonspor, insanların çocukluğudur, gençliğidir, hatıralarıdır.
Babadan oğula geçen bir sevda, bazen bir annenin evladına bıraktığı en güzel mirastır. Bordo-Mavi forma yalnızca bir forma değil, bu şehrin gururudur.
Böylesine büyük bir camianın başında olmak, büyük sorumluluk ister.
Ertuğrul Doğan da bu sorumluluğun altında ezilmek yerine, Trabzonspor’u daha büyük hedeflere taşımak için mücadele ediyor.
Şimdi önünde bir hedef daha var.
Şampiyonluk!
Aslında böyle bir başkana, böylesine büyük bir transfer hamlesinden sonra şampiyonluk kupasını kaldırmak yakışır.
Doğan’ın hedefleri büyük.
İddiası da büyük.
Bizim de bu hedefe ulaşacağına inancımız tam.
Çünkü Trabzonspor’un tarihinde bazı başkanlar vardır; görev yaptıkları dönemle hatırlanırlar. Bazı başkanlar ise kulübün tarihine attıkları imzalarla anılır.
Ertuğrul Doğan’ın adı da şimdiden Trabzonspor tarihinin önemli sayfalarına yazılmış durumda. Ancak hikâyenin henüz bitmediğini düşünüyorum.
Salah transferi büyük bir gururdu. Ama asıl büyük gurur, sezon sonunda şampiyonluk kupasının Trabzon’a gelmesi olacaktır.
Ve o gün geldiğinde, bugün atılan “Büyük Başkan” sloganlarının anlamı çok daha farklı olacaktır. Çünkü Trabzonspor taraftarı kupayı kaldırırken sadece bir şampiyonluğu değil, yeniden ayağa kalkmanın, yeniden inanmanın ve yeniden büyük hedefler kurmanın mutluluğunu yaşayacaktır.
Ertuğrul Doğan için şimdi sıra, yaptığı büyük transferi büyük bir şampiyonlukla taçlandırmakta.
Trabzonspor camiası buna inanıyor.
Ben de inanıyorum.
…………………………….
ARTIK ESME ZAMANI!
Trabzonspor, transfer döneminde şu ana kadar önemli adımlar attı ve kadrosunu güçlendirmeye de devam ediyor.
Yönetim, teknik heyetin talepleri doğrultusunda önemli hamleler yapıyor.
Ortaya çıkan kadroya baktığımızda, gerçekten de kaliteli ve alternatifli bir takım oluşturulduğunu söyleyebiliriz. Doğal olarak böyle bir kadronun ardından beklentiler de oldukça büyüdü. Trabzonspor taraftarı artık sahada güçlü, mücadeleci ve rakibine oyununu kabul ettiren bir takım görmek istiyor. Ancak sezon öncesinde oynanan hazırlık maçlarına baktığımızda, doğrusu bizi umutlandıran bir futbol izleyemedik. Dört hazırlık maçında da futbol adına olumlu anlamda çok fazla şey göremedik. Elbette bunlar hazırlık karşılaşmaları.
Teknik heyet farklı oyuncuları deniyor, sistemler üzerinde çalışıyor, fiziksel yüklemeler yapılıyor. Bütün bunların farkındayız.
Ama yine de insan sahada biraz olsun ışık görmek istiyor.
Bir mücadele…
Bir oyun planı…
Rakibe yapılan baskı…
Topa sahip olma isteği…
Gol arama arzusu…
Kısacası “İşte Trabzonspor bu!” dedirtecek bir görüntü…
Ne yazık ki hazırlık maçlarında bunları yeterince göremedik.
Bu durum ister istemez bizleri de kaygılandırdı.
Çünkü Trabzonspor taraftarının beklentisi artık çok daha yüksek.
Böylesine güçlü bir kadronun sahada karşılığını görmek istiyoruz.
Fakat burada bir parantez açmak gerekiyor.
Hazırlık maçlarındaki görüntü ne kadar düşündürücü olursa olsun, asıl değerlendirmeyi lig başladığında yapmalıyız.
Bizim umudumuz da tam olarak burada başlıyor.
Lig başladığında çok daha farklı bir Trabzonspor görmek istiyoruz.
Çünkü bu şehir Fırtına’yı özledi. Artık o Fırtına’nın yeniden kopma zamanı.
Haydi Trabzonspor…
Yeni sezonda sahada öyle bir es ki, herkes bir kez daha Trabzonspor’un neden “Fırtına” olduğunu hatırlasın!
………………
SAHNE SENİN ARTIK
Şimdi dört gözle yıldız oyuncu Muhammed Salah’ı Bordo-Mavili forma altında izlemek için bekliyoruz. Böylesine büyük bir yıldızı Trabzonspor formasıyla sahada görecek olmanın heyecanını yaşıyoruz. Onun Trabzon’a gelişi, sadece bir transfer değil, aynı zamanda Bordo-Mavili camianın yıllardır özlediği büyük heyecanın yeniden yaşanması anlamına geliyor. Trabzonspor’da büyük bir sevgiyle karşılanan yıldız oyuncudan beklentiler de doğal olarak çok fazla.
Ancak Salah’ın kalitesi ve kariyeri ortada.
Kendisi de bu büyük beklentilere en iyi şekilde cevap vereceğinden hiç kuşkumuz yok. Salah gerçek performansını ortaya koyduğunda onu durdurmanın hiç de kolay olmadığını biliyoruz. Top ayağına geldiğinde tribünlerin nefesini kesecek, rakip savunmaların ise korkulu rüyası olacaktır.
Onun sahadaki varlığı sadece attığı gollerle değil, takım arkadaşlarına vereceği güven ve rakip üzerinde oluşturacağı baskıyla da Trabzonspor’a büyük güç katacaktır.
Çünkü bazen bir yıldız sadece futbol oynamaz.
Takımına inanç verir.
Taraftara umut verir.
Rakibe korku verir.
Salah da Trabzonspor için böyle bir oyuncu olabilir.
Şampiyonluk yolunda Bordo-Mavili ekibin en büyük kozlarından biri olacağına inanıyoruz.
Şimdi bütün Trabzonspor taraftarının gözü onda.
Bordo-Mavili formayı ilk kez sahaya taşıyacağı anı, ilk golünü ve tribünleri ayağa kaldıracağı o büyük anı dört gözle bekliyoruz.
Çünkü Trabzonspor taraftarı büyük yıldızları sever.
Ama daha da önemlisi, o yıldızların Bordo-Mavi forma için mücadele ettiğini görmeyi sever.
Salah’a güvenimiz, beklentimiz ve heyecanımız büyük.
Şimdi sahne senin Salah!
Bordo-Mavi forma altında tarih yazma zamanı!
……………………..
MUÇİ ÇOK DEĞERLİ
Trabzonspor’da transfer döneminde birçok oyuncunun adı gündeme geliyor. Transferde ismi geçen isimlerden biri de Ernest Muçi.
Elbette futbolda her futbolcunun ekonomik olarak kulübün menfaatlerini gözeten çok iyi bir teklif gelmesi halinde satılabileceğini biliyoruz.
Ancak bir oyuncu satılacaksa, bana göre şu an için o isimlerin en son sırasında Ernest Muçi olmalı. Çünkü Trabzonspor’un elindeki bu kadroda oyunun kaderini değiştirebilecek bir isim varsa, bana göre bunların başında Arnavut futbolcu geliyor.
Muçi’nin en büyük özelliği, sıkışan maçlarda bir anda sahneye çıkıp oyunun rengini değiştirebilecek yeteneğe sahip olması. Böyle meziyetli bir oyuncuyu kaybetmek, sadece bir futbolcuyu göndermek anlamına gelmez.
Aynı zamanda takımın hücum gücünden, yaratıcılığından ve rakip savunmalar üzerindeki tehdidinden de vazgeçmek anlamına gelir.
Bu nedenle yönetimin transfer söylentilerine karşı net bir tavır ortaya koyması gerektiğini düşünüyorum.
Muçi satılık olmamalı!
Geçtiğimiz sezon Trabzonspor’a önemli katkılar sağlayan Ernest Muçi’nin, yeni sezonda çok daha büyük işler yapacağına inanıyorum.
Çünkü onun yeteneğine, gençliğine ve gelişim potansiyeline baktığımızda önünde çok daha parlak bir gelecek olduğunu görüyoruz.
Trabzonspor’un hedefi büyükse, böyle oyuncularını da elinde tutması gerekiyor.
Taraftarın sahada heyecanlanmasını sağlayan, top ayağına geldiğinde “Şimdi bir şey olacak” hissi veren futbolcular kolay yetişmiyor.
Muçi de işte tam olarak böyle bir oyuncu.
Bordo-Mavili forma altında daha nice güzel anlara imza atmasını, taraftarın yüzünü güldürmesini ve Trabzonspor’un hedeflerine ulaşmasında önemli rol oynamasını istiyoruz.
Bu nedenle sözüm yönetime…
Muçi’ye dokunmayın!
Onu kaybetmek yerine, daha da geliştirin ve Bordo-Mavili forma altında değerini artırın.
Çünkü Trabzonspor’un şampiyonluk hedefinde Muçi gibi fark yaratabilecek oyunculara ihtiyacı var.
……………………..
GERÇEK GÜCÜNÜZÜ GÖSTERİN
Trabzonspor’da yeni sezon öncesi gözlerimiz en çok yeni transferlerden Noah Saviolo, Sidny Lopes Cabral ve Ruslan Malinovskyi’nin üzerindeydi.
Doğrusu hepimiz bu oyuncuları büyük bir merak ve heyecanla bekliyorduk.
Çünkü Bordo-Mavili formayı giyecek her yeni futbolcu, taraftarın gönlünde yeni bir umut demektir. Ancak oynanan hazırlık maçlarında bu üç oyuncu da beklentilerimizin oldukça altında kaldı. Sahada yeterince üretken olamadılar ve kendilerinden beklenen katkıyı ortaya koyamadılar.
Elbette hemen karamsarlığa kapılmamak gerekiyor.
Çünkü bunlar hazırlık maçları…
Bir futbolcunun gerçek kapasitesini birkaç hazırlık karşılaşmasına bakarak değerlendirmek doğru olmaz. Teknik heyetin oyuncuları farklı sistemlerde denemesi, fiziksel çalışmalar ve sezon öncesi yüklemeler de performansları etkileyebilir.
Bu nedenle bu oyuncular hakkında şimdiden kesin bir hüküm vermek istemiyoruz.
Asıl sınav şimdi başlıyor. Resmi maçlarda gerçek güçlerini, yeteneklerini ve Trabzonspor’a ne verebileceklerini çok daha net görme fırsatımız olacak.
Üstelik bu oyuncular, hiç de küçümsenemeyecek transfer ücretleri ödenerek kadroya katıldı. Hazırlık maçlarında ortaya çıkan görüntüyü unutup, yeni sezonda çok daha farklı bir Noah Saviolo, Sidny Lopes Cabral ve Ruslan Malinovskyi izlemek istiyoruz.
Taraftarın yüzünü güldüren…
Takıma güç veren…
Sahada fark yaratan…
Bordo-Mavili formanın hakkını veren oyuncular olmalarını bekliyoruz.
Şimdi söz onların…
Haydi yeni yıldızlar, artık gerçek gücünüzü gösterin!
Trabzonspor’un yeni sezondaki kaderinde sizin de imzanız olsun.