Trabzonspor’un 4’ü hazırlık maçı olmak üzere bir Süper Lig ve bir Avrupa maçını izleme imkanı bulduk.
Bu 6 maçta da bizi tatmin edecek bir Bordo-Mavili ekip izleyemedik.
Oyun üstünlüğünü rakibine kabul ettiremeyen, zaman zaman çaresiz kalan bir Trabzonspor gördük. Açıkçası bu durum biz Trabzonsporluları hem üzüyor hem de düşündürüyor. Son Ferencvaros maçına dönecek olursak, Fatih hocanın ilk 11 tercihini hiç olumlu bulmadık.
Belki Başakşehir maçını düşünerek kadroda revizyona gitti ancak bunun bedelini sahadan yenik ayrılarak ödedi.
Ben her zaman şunu savunurum.
İlk karşılaşma her zaman en önemli maçtır.
Böyle bir karşılaşmaya en iyi kadronla çıkmalısın.
Kadroda bu tür revizyonlara gidersen üst üste iki maçı da kaybetme olumsuzluğuyla karşı karşıya kalabilirsin. Bordo-Mavili ekip, Ferencvaros karşısında orta sahada etkisiz kaldı. Hızlı Macar ekibi, Trabzonspor’un orta sahasını çok kolay geçti ve Bordo-Mavili takıma zaman zaman zor anlar yaşattı.
Zaten bu ataklardan biri de golle sonuçlandı.
Belki Fatih hoca, hücumda zenginlik olsun düşüncesiyle Umut Nayir’e ilk 11’de forma şansı verdi ancak bu oyuncu ilk 45 dakikada hiç etkili olamadı.
Uzun süredir forma şansı bulamayan bir oyuncunun böylesine dirençli bir takım karşısında sahaya sürülmesinin ne kadar doğru bir tercih olduğunu siz değerli okuyucularımızın yorumuna bırakıyorum.
Bana göre doğrusu, orta sahanın güçlü tutulmasıydı.
Çünkü Avrupa’da hata yapma lüksünüz çok az.
Hele ki Trabzonspor gibi büyük hedefleri olan bir takımın sahada rakibine oyununu kabul ettirmesi gerekiyor. Sonuç olarak her hafta üzerine koyan bir Trabzonspor yerine adeta yerinde sayan bir takım görüyoruz.
Bu tablo bu takıma gönül vermiş bizleri gerçekten derinden üzüyor.
Trabzonspor’un sahada mücadele eden, savaşan ve formasının hakkını veren bir takım olmasını istiyoruz.
Umarız Fatih hoca takımdaki olumsuzluğa bir çare bulur ve bizim özlediğimiz, arzu ettiğimiz futbolu oynayan, başarılı sonuçlar alan bir Trabzonspor’u yeniden karşımızda görürüz.


……………………

ARTIK ZAFER ZAMANI

Lige deplasmanda Kasımpaşa beraberliğiyle başlayan, Avrupa’daki ilk maçından da mağlubiyetle ayrılan Trabzonspor’u şimdi zorlu bir 90 dakika daha bekliyor.
Ligde ikinci sınavını Başakşehir karşısında verecek olan Bordo-Mavili takımın bu maçta da işinin hiç kolay olmayacağı ortada. Bana göre Başakşehir, hem Kasımpaşa’dan hem de Ferencvaros’tan çok daha iyi bir ekip.
Eğer Bordo-Mavili ekip mevcut futbolunun üzerine çıkamazsa maalesef Başakşehir maçının da hüsranla tamamlanması kaçınılmaz olabilir.
Gerçekler ortada. Trabzonspor’un artık sahada daha cesur, daha tempolu ve rakibini bunaltacak bir oyun ortaya koyması gerekiyor. Mücadele gücü yüksek, topa sahip olan ve rakibine oyununu kabul ettiren bir takım görmek istiyoruz.
Aksi takdirde rakibin kim olduğunun hiçbir önemi yok; Trabzonspor’un işi çok zor olur. Bu sonuçlar elbette bizleri fazlasıyla üzüyor.
Çünkü bu forma, bu arma ve bu büyük camia çok daha iyisini hak ediyor. Trabzonspor’un yeniden ayağa kalkmasını, taraftarına umut vermesini istiyoruz. Umarız Başakşehir maçıyla birlikte Trabzonspor için yeni bir sayfa açılır.
Umarız sahada mücadele eden, savaşan ve kazanmayı isteyen bir Bordo-Mavili takım görürüz. Çünkü bu camianın artık güzel haberlere, güzel futbola ve yeniden yüzünün gülmesine ihtiyacı var.


....

NWAİWU ÇOK ARANACAK


Trabzonspor’un Ferencvaros karşısında aldığı yenilgi kadar bizi üzen bir diğer durum, savunmanın bel kemiği Nwaiwu’nun kırmızı kart görerek cezalı duruma düşmesi oldu. Rövanş maçında forma giyemeyecek olması Trabzonspor adına büyük bir olumsuzluk. Bordo-Mavili ekip, bu maçta Nwaiwu’yu çok arayacaktır.
Diğer stoperlerden Samet’i daha önce izlemiştik ve açıkçası çok yetersiz bulmuştuk. Bir diğer stoper Cenk’i ise Ferencvaros maçında yakından izleme fırsatı bulduk.
Ne yazık ki onun performansı da bizleri hiç tatmin etmedi.
Cenk çok kolay çalım yerken rakip forvetler karşısında zaman zaman çaresiz kaldı. Fizik olarak da oldukça güçsüz bir görüntü verdi.
Böyle bir tabloda savunmanın yükünü tek başına Nwaiwu’nun çekmesi Trabzonspor adına büyük bir risk oluşturuyor.
Bu iki oyuncuyu gördükten sonra “İyi ki Nwaiwu satılmadı” demekten kendimizi alamadık doğrusu. Çünkü Trabzonspor’un savunmasında güven veren, rakip karşısında ayakta kalabilen ve formasının hakkını verecek oyunculara ihtiyacı var. Trabzonspor’un hedefleri büyükse savunması da büyük olmalı.
Avrupa’da ve ligde başarılı olmak istiyorsak, en ufak savunma zaafının bile bedelini ağır ödeyebiliriz. Bizim gönlümüz, Trabzonspor’un sahada daha sağlam, daha dirençli ve rakibine korku veren bir savunmayla mücadele etmesinden yana.

……………..


YENİ GOLCÜ ŞART

Trabzonspor’un en çok sıkıntı çektiği mevkilerden biri de forvet hattı.
Bordo-Mavili ekip ileri uçta oldukça etkisiz kalıyor, özellikle son vuruşlarda istediği sonucu alamıyor. Bu durumun en önemli nedenlerinden biri, hücumlarda yeterince çoğalamamak ve golcü oyuncu Paul Onuachu’nun performans düşüklüğü içerisinde olması. Onuachu hâlâ gerçek ritmini bulmuş değil.
Geçtiğimiz sezon takımın adeta kurtarıcısı olan golcü oyuncu, bu sezona hiç iyi bir başlangıç yapamadı. Onuachu’nun yaşadığı bu verimsizlik, Trabzonspor’un gol yollarında ciddi sıkıntılar yaşamasına neden oluyor.
Bordo-Mavili ekibin bu soruna artık mutlaka bir çözüm bulması gerekiyor.
Bunun yolu da transferden geçiyor.
Onuachu’nun yanına hızlı, çevik, atletik ve son vuruşları iyi olan bir santrfor gerekli. Çünkü Trabzonspor’un hücum hattında alternatiflere ve farklı özelliklere sahip golcülere ihtiyacı var. Aksi takdirde Umut Nayir’in performansı ortada.
Onuachu’nun da mevcut görüntüsü ortada.
Bu iki oyuncuyla koca bir sezonu geçirmek Trabzonspor adına büyük bir risk olur.
Biz Trabzonspor’un rakip kalelerde fırtına gibi esmesini, attığı gollerle taraftarını ayağa kaldırmasını istiyoruz.
Bu büyük camianın gol yollarında çaresiz kalan değil, rakip savunmalara korku salan bir takıma ihtiyacı var.
Artık yönetimin de teknik heyetin de bu soruna el atması gerekiyor.


……………..

SALAH’LA FIRTINA

Trabzonspor’un Mısırlı yıldızı Muhammed Salah, Ferencvaros maçıyla Bordo-Mavili takım forması altında ilk kez ilk 11’de sahaya çıktı.
Özellikle mücadekede iki pozisyonda gole çok yaklaşan Mısırlı yıldız, çalışkanlığıyla tam not aldı. Ancak sezon öncesi kamp çalışması geçirmeyen Salah’ın şu an yüzde 50 seviyesinde oynadığını söyleyebiliriz.
Bu nedenle kendisinden hemen en üst düzey performansı beklemek doğru olmaz. Salah’ın tam anlamıyla istenilen seviyeye gelmesiyle birlikte çok daha etkili bir görüntü ortaya koyacağı ortada.
Trabzonspor’da takım arkadaşları da kendisine ayak uydurabilirse Salah’ın Bordo-Mavili takıma çok büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.
Çünkü sahada topu ayağına aldığında heyecanlandıran, rakibin üzerine gitmekten çekinmeyen bir oyuncu.
Salah’ı izlemek gerçekten bir keyif.
Onun yeteneklerini Trabzonspor forması altında daha fazla görmek bizleri fazlasıyla heyecanlandırıyor. Şimdi en büyük temennimiz, Salah’ın da katkısıyla Trabzonspor’un yeniden ayağa kalkması ve sahada fırtına gibi esmesi.
Bu büyük camianın yeniden umutlanmaya ihtiyacı var.
Dileriz Salah’ın enerjisi, yeteneği ve futbol aklı Trabzonspor’a güç katar; Bordo-Mavili takım da kısa zamanda özlediğimiz o güzel günlere yeniden döner.