Maçın son dakikaları oynanıyor...
İnternet ortamında öylesine yorumlar yapılıyor ki üzülmemek, kahrolmamak mümkün değil!.
‘Trabzonspor’un bu maça bak - maması lazım zaten. Onun işi al - tındaki rakiplerden puan almak olmalı. Çünkü artık potada, düşebilir’ diyordu Mehmet Ali Çarık...
Bu sözler ne duruma düşürüldüğümüzü en iyi şekilde anlatıyor aslında!..
Lafın tamamı kime denir misali!..
Gerçekten Trabzonspor büyük bir acı veriyor!..
Ligde son 8 haftaya gelindiği ortamda puan durumuna ve kalan maçlara baktığımız zaman ateşin üzerine benzinle gitmememiz gerektiği açık bir şekilde ortaya çıkan bir tablo karşımızda!..
Bu saatten sonra lig bitimine kadar herkesin ama herkesin aklıselim olması gerektiği bir tünelin içine girilmiş durumda.
Artık söylemesi bile acı ama ligden düşüp düşmeme sorusunu bile kendi kendimize sormanın büyük bir zulüm olduğunu hepimiz biliyoruz kuşkusuz. Ama acı gerçeklerle yüzleşmek zorundayız!..
Trabzonspor korku tünelinin içinde! Futbol acımasız...
Adınız ne kadar büyük olursa olsun, maziniz ne ka dar parlak olursa olsun futbolda dünün olmadığını, bugünün olduğu gerçe ğini gördüğü - müz zaman; Trabzonspor Bursaspor’a mağlup olurken dün akşamki diğer maçta Elazığ spor’un son dakikada yediği penaltı golü ile berabere kalmasına bile sevinen bir camia görüntüsü içine düşer ol - mak aslında her şeyi anlatıyor!..
Tablo ortada!.. Puan durumu ortada. Kalan maçlar ortada!. Kağıt kalemi bile elimize alır hesap yapar olduk!.. Tarihin en karanlık günleri!.. Dedik ya acı ama gerçek!.. Allah aşkına böylesine takım olma olgusundan uzak, bedenleri sahada ruhları başka yerde olan birtakımın bundan sonra kalan maçlardan birini rahat kazanabileceğini iddia edebilir misiniz? Yok..Yok..Yok.. Ve böyle birtakım olgusunun, anlayışının ‘Yahu ne oluyor bize toparlanalım. Düşme hattındayız’ diyerek kendi ruh hallerini sorgulayacak halleri ve dermanları var mı?
Ama ne yazık ki bu takıma mahkumuz!.. Koskoca Trab - zonspor ne yazık ki sıradan birta - kım haline düş - müş, düşürülmüş durumda!..
Dünyada her büyük takım hiç kuşkusuz zor günler yaşamıştır. Ama böylesine ruhsuz, gamsız, tasasız, takım olgusundan uzak görüntü vermemiştir... Zaten büyük tehlikede bu ya!.. Bugün elden bir şey gelmiyor. Yıksan yıkamazsın... Satsan satamazsın... Atsan atamazsın... Kovsan kovamazsın... Bu saatte başkan gitse ne olur, yönetim gitse ne olur!..
O nedenle iş başa düştü!.. O baş da camiadır, taraftardır... Herkestir... Bu saatten sonra Trabzonspor taraftarlarına, camiasına düşen görev o gitsin, bu kalsın, hala kongre kararı almadılar mı? şeklinde tepkilerini ortaya koymak değil, bağırlarına ateş bassalar da, gözyaşı dökseler de, ızdırap duysalar da bu takıma sahip çıkmalarıdır!..
Çünkü bu korku tünelinden ve psikolojik baskı altından çıkmanın tek yolu bu!.. Unutmasınlar.. Bu takım ne Sadri Şener’in, ne Tolunay Kafkas’ın, ne Colman’ın, Zokora’nın, Volkan’ın , Onur’un, Celustka’nın ve ismini saymadığım diğerlerinin değil bu takım bu renklere gönül veren herkesin ama herkesin takımıdır! Ve unutmasınlar...
Bu ülkede Trabzonspor’un Trabzonsporludan başka hiç dostu yok!..
Hatırlayın havuz geliri paylaşı - mında, ‘Trabzonspor neden bu kadar fazla para alıyor.’ diyen Anadolu takımlarının yöneticilerini! Aman dikkat... Hiç kuşkusuz böyle ruhsuz fut - bolculara sahip olmanın ızdırabını yaşıyoruz. Ama kendi kendimizi rezil etmeyelim.
Bu zor günleri aşalım, hiç kuşkusuz hesap sorulacak yerlera hesabı sorulacaktır. Trabzonspor’u bu kadar büyük paralar harcayarak, borç yaparak bu hallere düşürmeye hiç kimsenin ama hiç kimsenin hakkı yok. Ama hesap zamanı bugün değil, lig sonu yapılacak kongredir.
Bugün el ele vererek bu korku tünelinden takımımızı çıkarma zamanı...