Sayın başkanım, ne yapmaya çalıştığınızı anlamakta zorlanıyoruz.
Evet, bu kulübün maddi sıkıntıları var!
Ramazan fitrelerine ihtiyacı olacak kadar, üstelik!
Durum bu kadar vahim ve ciddi!
Ama bilerek ve görerek seçime girdi bütün başkan adayları..
Camianın son iki yıllık şike sürecinde elbette iktidardan beklentileri de var!
Tüm bunlara rağmen, kulübü amacının dışına taşımaya kimsenin de hakkı yok!
Siz olsanız dahi buna hakkınız yok!
Tuttuğum ve beğendiğim, bir o kadar takipçisi olduğumuz iki söyleminiz var.
“Trabzonspor, siyasetin dışında kalacaktır.”
Bir diğeri de “Trabzonspor başkanı konuşmaz icraat yapar.”
Trabzonspor siyasetin dışında kalacaktır dediniz, bir mitingle tam anlamıyla bilerek veya bilmeyerek Trabzonspor’u siyasetin merkezine oturttunuz.
Ne işiniz var sizin siyasi söylemlerle?
İhtiyacınız mı var?
Trabzonspor başkanı olarak, hangi amaçla ve nedenle olursa olsun bir siyasi parti mitinginde hangi parti olursa olsun hiç önemli değil yer almanızı ne aklımız ne de vicdanımız alıyor!
Söylediğimiz gibi bu takımın ekonomik sıkıntıları mevcut.
Kısa sürede de çözüm bulunması gerekiyor.
Bu durumda, siyasetle temas kurmak zorunluluğu elbette vardır.
Her kulüp gibi olacaktır da..
Ancak temas için, sizin tercih ettiğiniz yol, çözüm yolu değildir!
Tercihiniz ve tavrınız camiayı üzmüştür!
Bu satırların sahibi olarak devletin insanların giyim ve kuşamlarına karışmasını doğru bulmadığımızı da belirtmeliyiz. Mitinge katılım sebebi olarak “başörtüsü” gerekçesini öne sürmeniz, yanlışlığınızı örtmek bir tarafa ikinci bir yanlışı doğurur.
Hem sonra okullarda dahi öğretmenler başörtüleriyle derse girebilmekte artık!
Bugün için bu gerekçenin ardına sığınmak “küçük kasaba siyasetçisinin şark kurnazlığı” gibidir..
Trabzonspor kulüp başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu değil de vatandaş İbrahim olarak o kürsüye çıkma şansını size verirler miydi?
Trabzonspor kulüp başkanı olarak bir anda ne olduğunu anlamamadan kendinizi orada buldunuz diyelim...
Bu şekilde bir gerekçe –inandığınız bir dava da olsa, Trabzonspor kulüp başkanı olarak böyle bir konuya müdahil olmanız- ne kadar doğru?
Sayın başkanım siz 2 ay önceki İbrahim Hacıosmanoğlu değilsiniz!
Siz Trabzonspor kulüp başkanı İbrahim Hacıosmanoğlusunuz.
Bu taraftar, partili partisiz size inanıyor ve güveniyor! Çünkü AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi diğer bütün partilileri Trabzonspor’u siyaset üstü olarak görerek kolkola giriyor!
Sayın başkanım Allah aşkına bırakın bu tür siyasi söylemleri.
Bizim konumuz Trabzonspor ve onu nasıl güçlü kılarızdır!
Konumunuz gereği kişisel görüşlerinizi, siyasal duruşunuzu toplumla paylaşmak zorunda değilsiniz!
Sayın başkanım, hani Trabzonspor başkanı konuşmaz icraat yapardı?
Konuşacak ve anlatacaksanız, Fatih Tekke olayını anlatın, neden hala doğru dürüst tek bir transfer yapamadığınızı anlatın,Tolunay Kafkas’ın, tazminat sorununu nasıl çözeceğinizi konuşun! Tazminatın hangi sebeplerden oluştuğunu ve ödemenin kim tarafından yapılması gerektiğini sorgulayın!
Tıpkı Aziz Yıldırım gibi Mahkeme kararı ile şikeden ceza alan, Yargıtaya Yıldırım gibi itiraz eden Sivas başkanına kefil olacağınıza, kulübü ekonomik olarak dar boğaza soksa da sayın Şener’e, camiayı tüm bu pisliklerden uzak tutmayı becerdiği için okkalı teşekkürleri sık sık dile getirin!
TFF başkanının gitmesi için yol haritanızı kamuoyuyla paylaşın.
Konuşacaksanız bunları konuşun!
Yoksa susun ve “Trabzonspor Başkanı konuşmaz icraat yapar” ilkenize sadık kalın!
Keşke gerekcenizi doğru ve daha inandırıcı bir temel üzerine kurmuş olsaydınız!
Sevgili başkanım..
Şike sürecinde UEFA’nın geldiği noktanın takibini tabii ki hep birlikte yapacağız.
Ama Trabzonspor taraftarı yeni sezona girilirken takımın güçlü kılınması için artık icraat istiyor!.