naçiz ömrümün elli beş milenyum yılının geçtiği-
muhafazakâr kesimin kirlettiği bizlerinse hiçbir zaman sahip çıkamadığı
*
tarihsel dökûmanına bakacak olursak;
ticari ipekyolu buradan geçmekte olup kuzeydoğu anadolu'nun geçit kapısı
*
şimdilerde hunharca kentsel dönüşüm cinayetleri adı altında yağmalandığı
hiçbir zaman tarihsel önemini yitirmeyen ve
kiminin türkiye'nin çimentosunun dediği
şimdilerde betonkent içerisine sıkıştırıldığı kent
*
söylentiye göre son pontus kralının ressam olduğu
her üç kişiden beşinin hâlâ bu kimliği taşıdığı
bizler dahil klavye şairlerinin yazarlarının çizerlerinin teknik direktörlerinin mantar gibi çoğaldığı kent
*
şimdilerde sahiline ulaşılmaz ve lağım kokusundan yaklaşılmaz olsa da;
bir zamanlar ayasofya'dan ganita'ya kadar da sevgili gibi koluna denizi takarak taşınan kent
*
çam ormanlarının gittikçe azaldığı gürül gürül akan derelerine set vurulduğu tünellere köstebek vari kurban edildiği kent
*
burada yoğruldum:
âşık oldum
sarhoş oldum yampiri yampiri zağana gibi yürüdüm
arnavuttaşlı sokaklarında tepik vurdum
daracık sokaklarında yavuklumu gözledim
burada şekillendim
uzağında burnumun direğinin sızladığı
her bakışta efsunlandığım
ağlattığı kadar da içimizi donatan güldüren kent
*
her ne olursa olsun bir başka kenti burası kadar sevemeyeceğimiz bir kent
sevilecek hiçbir özelliği kalmasa da
..
ganita