rabzon’da Sosyal Bilimler Lisesi’nin  Esiroğlu  YİBO’ya taşınması gündemi oluşturmaya devam ediyor. Çünkü  alınan karar karşısında ortada ikna olmayan veliler ve öğrenciler gerçeği  duruyor!
Milli Eğitim İl Müdürlüğü taşınmak için düğmeye basmış, okula gidip ‘Hala burada mısınız’ diyerek idari kadroyu YİBO’ya göndermiş bile!
Ama veliler ‘Çocuklarımız neden gönderilmek isteniyor?’ sorusunu inatla soruyorlar!.
Dünkü yazımda aldığım bilgiler ışığında okulun yetersizliğinden, öğrenci alamaz noktaya kadar gelmesinin taşınmada önemli rol oynadığını yazınca, dün bir çok veli tarafından ziyaret edildim.
Açıkçası yazıma sitem ettiler!
Her ne kadar biz   aldığımız bilgiler ışığında açıklamalara tercüman olsak da bir basın mensubu olarak  bize düşen görevin hiç tartışmasız cevap hakkını tanımak olduğunu biliyoruz.
Velilerle sohbetimizde  önemli ifadeler kullandılar.
Bize de o duyguları yansıtmak düştü...
Öncelikle tepki gösterdikleri olay, okulun taşınmasına karşı çıkanların ‘AK Parti’ye muhalif olanlar, hatta marjinal grup’ olarak nitelendirilmeleri oldu!                                                                                                 
Bundan  dolayı kızgın ve üzgün olduklarını belirttiler.                                                                                                                                                                              
Hatta   isminin yazılmasını istemeyen bayan bir veli şu sitem dolu sözleri söyledi..
‘Bakın Osman Bey ben kurulduğundan bu yana AK Parti’ye oy veren bir ailenin ferdiyim. 170 veli arasında çok AK  Partili de var. Başbakanımıza olan  güvenim hiçbir zaman bitmez. Ama bu demek değildir ki  çocuklarımızın hakkını, hukukunu korumayacağız. Çünkü ortada büyük bir haksızlık ve adaletsizlik  var.Türkiye’nin neresinde görülmüş, ülkenin 32 okulundan biri olma ayrıcalığını taşıyan,  özellikle şehrin merkezinde bulunması  gereken  bir lisenin, bir beldeye taşındığını. Bu konuyu Başbakanımızın eşi Emine hanıma kadar götüreceğim. Pes etmek yok. Cocuklarımızın bütün psikolojisi bozuldu.’
Peki okulun yetersizliği söz konusu mu, okulun öğrenci alamaz noktaya geldiği doğru mu?
Cevapları  açık ve net;
‘Kesinlikle böyle bir olay  söz konusu değil. Bugün okulumuzun 7 dersliği boş. 120 kontenjan ayrılmış. 120 kontenjan demek 4 derslik demek. Demek ki 3 derslik de boş kalıyor. Gelecek yıl da 3 derslik boş olacak. Bir sonraki yıl ise mezun vereceğimiz  için 4 derslik boşalacak.Yani okulda yetersizlik söz konusu değil. Ayrıca  en önemlisi okulumuzun  resmi binası olan,   Bayındırlıktan bütçesi çıkan, restore edilmeyi bekleyen Nemlioğlu Konağı’ndan  neden hiç bahsedilmiyor? Unutturulmak isteniyor. Zaten konak restore yapılsa hiçbir sorun kalmaz.’
Velilerin özellikle şu ifadeleri de  ilginçti!
 ‘Bu okulun kampüse değil şehre ihtiyacı var. Çünkü bu okulun öğrencileri yapısı gereği şehirden beslenmektedir. Allah aşkına Laboratuarı  şehir olan kurum, nasıl şehir dışına taşınır. Biz çocuklarımıza  şehrin merkezinde olduğu için bu okulu tercih  yaptırdık. Yoksa beldede bir okul olsa  çocuklarımıza bu tercihi yaptırır mıydık?  Bunun yanında bu çocuklar oraya hangi ulaşım  araçları ile  gidecekler, hangi ulaşım ile gelecekler. Başlarına bir şey geldiği zaman kader mi olacak?
Seslerini  duyurmaya çalışan veliler son derece dertli ve taşınmanın peşini bırakmıyorlar!
Şunu da belirtelim..
Yargıya güveniyorlar.
Sosyal Bilimler Lisesi Esiroğlu’na  gitti, gidiyor ama  veliler ‘Teslim olmayacağız’ diye direniyor!
Bakalım neler olacak?
Ama kolay olmayacak?