Geride bıraktığımız hafta sonu yayınlanan yazıma aldığım destek telefonları ve maillere bakınca tekrar yazmakta fayda olduğunu gördüm..
Çünkü..
Of ki ne off!
Trabzon “Bir masaldı geçen yıllar” haline getiriliyor, kimsenin umurunda değil..
Ne söylesen, ne yazsan nafile!..
Bir kulaktan giriyor, ötekinden anında çıkıyor!..
Bu şehirde herkes bananeci olmuş!..
Açık ve net görülüyor ki yense de, yenilse de, başarılı olsa da, olmasa da bu şehrin Trabzonspor'dan başka hiçbir marka değeri yok!..
Önemi de yok!..
Çimento dışında tek büyük fabrikası olmamış..
O gururla söylenen fındık rekortmeni Oltan Gıda bile İtalyanlara satılmış..
Allah'tan, Allah uzun ömürler versin Celal Hekimoğlu ile Trabzon'un Avrupa’ya açılan penceresi Hekimoğlu Döküm dimdik ayakta kalmış!..
Bir bilseniz o da bu şehirde ayakta kalmak için ne zorluklar çekmiş ne zorluklar!.
Halen de!..
Bakın gelinen noktada şu şehrin haline..
Söylenenler hep hikaye olmuş!..
Tam elindeki bakanı Bayraktar ile belini düzeltmeye, sorunları Ankara gündemine taşıyıp çözmeye çalışıp yatırım alırken, o da kumpasa kurban gitmiş..
Sonrasında şehir yapayalnız sahipsiz kalınmış..
62. Hükümet’te bakansız kalmış!..
Derdi ne diye soranı kalmamış..
Lojistik denilmiş, hikaye olmuş..
Yatırım adası denilmiş, hikaye olmuş..
Sessiz ve derinden Rize'ye paslanmışlar duyan yok!..
Çamburnu Tersanesi denmiş ortada ne fol var ne yumurta misali hikaye olmuş!..
Demiryolu denilmiş 'Ölme eşeğim ölme yonca biter yersin' misali fi tarihi olmuş!..
Yetmedi..
Elinde var olanlar da küçülmeye başlamış..
Birleştirilmiş Gümrük Hattı Projesi’ne onay verilmeyince bu şehrin ihracatçıları yalnızlığa mahkum edilip, Samsun Limanı’na postalanmış.
Bu bölgenin dinamosu olan Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü bünyesinden Rize ve Artvin alınarak, kuşa çevrilmiş Artvin'e yenisi kurulmuş...
Bu bölgenin havaalanı sağdan ve soldan yapılanlarla resmen kuşatılmış, bölge havalimanı özelliği sizlere ömür olmuş.
Yetmedi..
Önümüzdeki süreçte 6-7 ay bakıma alınarak yolcular rap-rap Giresun-Ordu Havalimanı’na!
Vah ki vah!..
Bir düşünün ihracatı çevre illerinden en az 8-10 kat fazla olan Trabzon, resmen onların gerisine doğru itilmeye başlanmış..
Bir Ağız ve Diş Hastanesi’ni bile bir türlü açamayan, bırakın açmayı istinat duvarını bile bir yıl oldu bitiremeyen bir şehir yapısını düşünün!..
Sahipsiz kalmak bu işte..
Kulakları çınlasın Trabzon'un hakkını hukukunu korumak için bu noktalarda adete tek başına isyan edince hedef adam haline getirilen ve ne yazık ki sahip çıkılması gerekirken sahipsiz kalan DKİB Başkanı Ahmet Hamdi Gürdoğan da kenara çekilmek zorunda bırakılmış.
Ama bakın şu Trabzon'a...
Herkes kendi halinden çok memnun..
Trabzon sevdası bahane herkesin kendi işi şahane!
Herkes kendi krallığının peşinde
Yazacak çok ama çok şey var!
Ama nafile çabalar gibi nafile sözler!..
***
Yazımın başında..
“Açık ve net görülüyor ki yense de, yenilse de, başarılı olsa da olmasa da bu şehrin Trabzonspor'dan başka hiç bir marka değeri yok” demiştim ya..
Tribünlere koşup takımlarını destekleyen Bordo-Mavili taraftarın dün akşam da hep birlikte haykırdığı;
“Trabzon'um benim biricik sevgilim..
Söyle senden başka kimim var benim..
Seninle ağlarım, seninle gülerim..
Söyle senden başka kimim var benim”
şarkı sözleri aslında acı ama gerçeğin de haykırışı..
Trabzonspor ile teselli bulmaktan başka bir şeyi yok bu şehrin!..
Madem yazımızı Trabzonspor ile bağlıyoruz.
O zaman dün akşamki maç ile bitirelim..
Yepyeni bir kadro..
Büyük çoğunluğu ilk kez bir maçta bir arada forma giyen bir kadro..
Karşısındaki takım kim ne derse desin Süper Lig’in en oturmuş, en hazır, yıllardır birlikte oynayan ve son yıllarda Avni Aker'de gerginlikler yüzünden sahadan hep boynumuz bükük ayrıldığımız bir takım..
İçimizde ‘Bu takım Fenere yenilir, hiç şansı yok’ diyerek bu takıma güvenmeyenler bile var!..
Hal böyle iken..
Özellikle galibiyetin hak edildiği ikinci yarıda, oynanan futbola, ortaya konulan mücadeleye baktığımız zaman Teknik Patron Halilhodzic ve futbolcularını alkışlıyorum.
Halilhodzic'in böylesine her yönü ile 'hazır bir takım' karşısında 'hazır olmayan takımı' ile haddini bilen bir oyun tarzı benimsemesi, kalabalık savunma, rakibi kendi sahasında karşılaması, riske girmemesini 'Yenemezsen yenilme' anlayışı ile takımını sahaya sürmesini takdir ediyorum.
Trabzonspor yenemese de başı dik bir şekilde sahadan ayrılmıştır.
Böylesine zorlu bir maçta ilk kez bir arada oynayan hem de Cardozo başta olmak üzere eksik kadrosu ile umut vermiştir..
Yepyeni bir kadro ile lige giren bu takıma sahip çıkalım..
Dedik ya..
Bu şehrin Trabzonspor'dan başka neyi var ki!..