Ülke futbolunun başındaki teknik adam, geçtiğimiz hafta İstanbul’da seminer verdi.
TV’ler de naklen verdi.
İmPARAtor konuşurken aklıma rahmetli Adile Naşit geldi.
Hani TV’lerde “kuzucuklarım” deyip, çocuklar erken uyusun diye masallar anlatıyordu ya..!
“Sütünüzü içmeyi unutmayın” diye de tembihliyordu rahmetli.
Kürsüde milyon dolarlar kazanan bir hoca, koltuklarda ise meteliğe kurşun atan, takım bulmak için bildiği tüm duaları gece gündüz okuyan onlarca, yüzlerce teknik adam.
 
***

Anlatılanlar doğru da..
Kim uygulayacak, kim uygulatacak?
Bir oyuncuyu Anadolu takımlarında oynarken değil de, İstanbul’a geldiği ilk hafta Milli Takıma çağıran, burnundan kıl aldırmayan Terim mi yapacak, başaracak?
Şike Davası’nda Avrupa’nın aldığı kararı Türkiye’de uygulamayan TFF mi uygulatacak?
Allah aşkına güldürmeyin adamı!
 
***

Avrupalının seneler evvel uygulamaya soktuğu proje bugün niye anlatılır sanıyorsunuz?
Söyleyelim; başarısızlıklarını örtmekten ve gündem değiştirmekten başka bir şey değildir.
Merkep yellenemeyince kabahati arpaya bulur ya, onun gibi bir şey işte..
Oysa o Milli Takım Dünya 3.’süydü.
Yanlış yapa yapa, sonuç kaçınılmaz olunca, iş geldi dayandı zurnanın “zırt” dediği deliğe!
 
***

Ülkedeki teknik adam sayısı 18 bin dolayında.
Görev yapanların toplamı üç aşağı beş yukarı elin parmakları sayısında..
Anlayacağınız, Türk futbolu 5-10 teknik adamın ekseni etrafında dönüyor. Kulakları çınlasın bir şarkısında
 “Başım dönüyor” diyen Ferdi Tayfur’un.
 
***

Bu ülkede futbol kalkınacak öyle mi?
Başarısız olan bir teknik direktörün istifa dilekçesindeki imzası kurumadan, aynı ligde, aradan bir hafta geçmeden bir başka takımla anlaştığı ve de buna müsaade edildiği bir ülkede başarıdan bahsetmek?
Öyle ya birader, diğer teknik adamların kabahati ne?
Terim’e, bazı siyasilere ve anlı-şanlı iş adamlarına yakın olan hocaların görev aldığı ülkede başarıdan söz etmek?
Hadi canım sende..!
 
***

Ve bu konferansı veren;
Zaman zaman gazetecilere kaba cümleler kullanmayı alışkanlık edinen, herkese posta koymayı seven..
Olaylı Türkiye-İsviçre maçında yardımcı hocasını (Şifo Mehmet) ve de futbolcusunu (Emre) gaza getiren,
Anadolu, İstanbul takımları arasında ayırım yapmayı ilke edinen..
Galatasaray’ın başındayken “Ligler bitsin konuşacağım” deyip, aradan onca zaman geçmesine rağmen gıkı çıkmayan, deyim yerindeyse süt dökmüş kediye dönen bir adam..
Ve o adam Avrupalının onlarca yıl evvel uygulamaya koyduğu projeyi, bugün kalkmış utanmadan sıkılmadan anlatabiliyor.
 
***

Adile Naşit’in hikâyeleriyle büyüyen çocuklar torun torba sahibi oldu.
Sütü bol içenlerin kafası zehir gibi çalışıyor. O anlamda rahmetli hep iyi anılıyor.
Sinyor Terim mi?
O da gazla çalışan, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakmaya çalışan, hak etmediği halde yılda çuvallar dolusu para kazanan, anlattıklarından farklı olarak yaşayan, arada bir işte böyle La Fontaine’den masallar anlatan biri olarak anılacak...