Sözleşmeli personelin kadroya alınması elbette çok anlamlı ve güzel bir uygulama..
Hükümetin bu adımı her kesimden destek buluyor, bulmalı da..
Ancak ‘ayrımcılık’ noktasında yaşanan mağduriyet ne olacak peki?
Trabzon Belediyesi’nde Trabel A.Ş’e bağlı çalışan 850 işçiyle,Teknik-Atık ve hastanelerde çalışan yüzlere işçi es geçilmemeli, onların da kadro talebi dikkate alınmalı..
Burada hizmet veren çalışanların günahı ne?
Onların da kadro hakkı değil mi?
Bu yönde duyarlılık gösterip açıklama yaparak destek veren Türk-İş Trabzon Temsilcisi Hasan Basri Hatipoğlu, Hizmet-İş Sendikası Trabzon Şube Başkanı İhsan Bülbül ve Kamu-Sen Trabzon Şube Başkanı Coşkun Dilber’e işçiler adına teşekkür ediyorum..
Sayın Bülbül açıklamasında belirttiği gibi “Şu an 4/B çalışanların kadroya alınmaları olumlu ve sevindiricidir. Aynı sevinci biz TRABEL A.Ş ve diğer şirket çalışanları da yaşamak istiyoruz”
Evet bu sevinç işçilerimize çok görülmemeli..
Trabzon’u Türkiye genelinde “En temiz kent yapan” işçilerimizin hakkı değil mi kadro almak.
Kadro verilecek işçiler en azından bundan sonraki hayatlarında maddi anlamda rahatlamış olacak..
İnsanların emeğini alması, ekmeklerine değer verilmesi kadar doğal ne olabilir ki..
İşçi-memur çalışanların tek dileği var zaten..
Sosyal hakların verilmesi, güvence altına alınması ve alın terinin karşılık bulması....
İşçilerin sokaklardaki feryatları-itirazı her zaman bu yönde olmuştur, olmaya da devam edecektir..
Fakat bu taleplerin dışına çıkarak işi yokuşa sürenleri başka niyetlerle işi kaşıyanları da hesaba katmak gerek..
Onların derdinin ne olduğunu neye hizmet ettiğini bilen zaten çok iyi biliyor..
Hak ve emek mücadelesinde önemli olan kazanımdır..
Kazanımlar noktasında elbette her türlü kararlılık, eylemlilik gösterilmeli mücadele edilmeli..
Ama işin rengi değiştiğinde terör sokağa hakim olduğunda bütün bu haklı söylemlerin geri teptiğini de herkes bilmeli..
Neyse bu konu aslında çok derin..
Trabzon’da Belediye çalışanları ile hastanede çalışan işçileri kadro konusuna geri döneyim..
Gözler şimdi evine helalinden ekmek götürme niyetinde olan işçilerin haklarının verilmesi noktasında hükümetin üzerine çevrildi..
Elbet onlarda bu mesajı alacak ve gerekeni yapacaktır..
Kadro bekleyen bütün işçilerin umudu ve beklentisi bu yöndedir..
***
TÜRK FUTBOLU İÇİN
TARİHİ FIRSAT!
Spor haberlerine bakıyorum herkes oturmuş iki gözüm iki çeşme ağılıyor..
“Eyvah ceza aldık, ne olacak halimiz, Türk futbolu kaybediyor”..
Ya boşuna ağlamayın sızlamayın..
Kaybeden yok kazanan var..!
Hala anlamadınız mı?
Türk futbolu Beşiktaş’tan, Galatasaray’dan ve Fenerbahçe’den ibaret değildir..
Elbette tek başına Trabzonspor ve diğer takımlardan da değildir..
Futbol ve ülke bir bütündür..
Fotoğrafa buradan bakalım..
Türk futbolu UEFA’nın aldığı kararlarla aslında beyaz sayfa açma noktasında büyük bir şans yakalamıştır..
Çok uzatmaya gerek yok ki..
TFF istifa edecek, yeni yönetim kurulu sopayı eline alacak masaya yumruğunu vuracak..
Kupa sahibine iade edilecek..
Düşmesi gereken düşürülecek..
Cezalar tek tek uygulanacak..
Ondan sonra da yola devam edilecek?
Niye bu kadar uzatıyor, tartışıyoruz boş yere anlamadım..