Şüphesiz ki Trabzon Anadolu’daki en önemli şehirlerden bir tanesidir. Tarihsel açıdan bakıldığında şehrin stratejik konumu, onu her dönem Anadolu’da ön plana çıkarmıştır. Trabzon, Osmanlı Dönemi’nde bugünkü Doğu Karadeniz Bölgesi’nin vilayet merkezi ve Osmanlı’nın önemli marka şehirlerinden birisiydi. Bunun en güzel göstergesi 19. yüzyılda şehirde bulunan 11 farklı ülkeye ait konsolosluklardır. Amerika dâhil olmak üzere Trabzon’da pek çok Avrupa ülkesinin konsolosluğu vardı. Pek çok görevi bulunan bu konsoloslukların en temel amaçlarından birisi de ait olduğu ülkenin ekonomik çıkarlarını bulunduğu bölgede korumaktı. Sadece bu gösterge bile Trabzon’un Osmanlı Dönemi’nde bir marka olduğunu bize göstermektedir.
Cumhuriyet döneminde ise şehrin o eski şaşalı günlerinden uzak olduğu bir gerçektir. Cumhuriyetin başlangıcında şehir hem coğrafi hem de ekonomik açıdan küçülmüştür. Ekonomik küçülmeye entelektüel küçülmeyi de ilave etmek lazım.
Cumhuriyet Dönemi’nde Trabzon’un gelişimi ve tanınmasında iki önemli faktör rol oynamıştır. Başka bir deyişle Trabzon iki önemli marka geliştirmiştir. Bunlardan bir tanesi, Cumhuriyet hükümetlerinin şehre en önemli yatırımı olan Karadeniz Teknik Üniversitesi ve diğeri ise, Trabzonspor’dur. Üniversite kurulduğu günden bu yana şehre hem ekonomik, hem de entelektüel açıdan önemli katkılar sağlamıştır ve sağlamaya devam etmektedir. Trabzonspor ise, önemli bir marka haline gelmenin yanında, bir mücadelenin de simgesi olmuştur. Bu mücadele Roma’dan beri devam eden İstanbul-Anadolu mücadelesidir. Trabzonspor aynı zamanda şehri dünyaya da tanıtmıştır.
Günümüzde ise bu iki marka, şehrimizi yarınlara taşımada yetersiz kalmaktadır. Trabzon, maalesef Trabzonspor ve Karadeniz Teknik Üniversitesi dışında marka geliştirememiştir. Şehrin marka geliştirememesinin değişik nedenlerinin olmasının yanında, bu süreçte en büyük kabahat şehri bugüne kadar yönetenlere aittir.
Şehri geçmişten bu güne yönetenlerin, kendi dönemlerinde kaç marka ürettiklerini sorgulamamız lazım. Trabzon’u yarınlara taşıma noktasında yeni markalar üreterek şehri cazibe merkezi haline getiremediğimiz takdirde, şehir gün geçtikçe küçülecektir. Büyümeyen küçülür...
Bu süreçte şehrin bütün dinamiklerine görev düşmektedir. Valilik, belediye, üniversite ve diğer kurumlara... Yeni markalar geliştirme noktasında şehir bürokrasinin en tepesinde bulunan Sayın Valimiz Abdil Celil Öz’e önemli görevler düştüğü kantindeyim. Bu şehir, potansiyeli iyi yönlendirildiği takdirde, yeni markalar üretecek alt yapı ve entelektüel seviyeye sahiptir.
Seçim sürecinde özellikle Trabzon Büyükşehir ve Ortahisar belediye başkan adaylarının şimdiden ne tür markalar üreteceklerini düşünmelerini tavsiye ediyorum. Çünkü seçim sürecinde Trabzon halkı, adaylara şehri yarınlara taşıyacak somut ve mantıklı marka ve projelerinin neler olduğunu soracaktır.