O-NA-NA-NA

Trabzonspor ile Samsunspor arasındaki mücadele iki camianın hafızasında ayrı bir yere sahip bir hesaplaşmadır. Samsunspor cephesinde bu karşılaşmaların anlamını uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ligde hedefin uzağında kalındığında yönünü kupaya çeviren bir takım için bu maç zaten sezonun kırılma anlarından biriydi.

Trabzonspor’da daralan rotasyon sezonun son düzlüğünde takımın temposunu aşağı çekti. Bu düşüş en sert şekilde hücum hattında hissedildi. Üretkenlik azaldı, akıcılık kayboldu ve hücum setleri giderek daha tahmin edilebilir hale geldi.

Samsunspor karşılaşması da aslında bu sürecin bir özeti gibiydi. İlk yarı oyunun kontrolünü elinde tutan taraf Samsunspor’du. Daha net daha istekli ve daha tehditkâr bir görüntü çizdiler. Trabzonspor ise merkezde kalmayı tercih eden, risk almayan ve oyunu savunma güvenliği üzerinden okuyan bir yapıdaydı.

İkinci yarı sahaya çıkan Trabzonspor ise farklı bir karakter gösterdi. Baskıyı artırdı ve oyunu rakip sahaya yıktı. Özellikle Ozan’ın hareketliliğiyle önemli fırsatlar yakalandı. Samsunspor’un 10 kişi kalmasıyla birlikte bu baskı daha da yoğunlaştı. Ancak mesele tam da burada düğümlendi. Trabzonspor baskı kurdu ama bu baskıyı skora çevirecek kaliteyi sahaya yansıtamadı. Dakikalar ilerledikçe oyun aynı döngü içinde sıkıştı kaldı.

Bu noktada teknik dokunuşların etkisini de göz ardı etmemek gerekir. Fatih Tekke’nin hamleleri oyunun ritmini zaman zaman değiştirse de sonuç üretme konusunda beklenen kırılmayı yaratamadı.

Penaltılar… Futbolun en yalın ve en acımasız anları. Biraz teknik, biraz psikoloji ve biraz da kader. Kalede Okan’ın soğukkanlılığı, Onana’nın kritik katkıları Trabzonspor’u ayakta tuttu. Ve sonunda Trabzonspor zorlu bir virajı dönerek yolculuğunu Türkiye Kupası yarı finaliyle taçlandırdı.